17 Kasım 2013

Bazı kitaplar çok sen veya ben.


Bütün mezarların yerini ezbere biliyordu. Aslında onun açısından bakınca şaşılacak bir durum değildi bu. Aklıma dergiyi baskıya göndereceğimiz o son gecelerin hummalı çalışması geldi. Aniden değiştirilmesine karar verilen bir font, çözünürlüğü beğenilmeyen bir fotoğraf için yenileri gerekirdi. "Falanca dosyanın içindeki filanca dosyada olacaktı o fotoğraf, şu isimle kaydetmiştim," derdim. Çoğu zaman birine söylememe gerek bile kalmazdı, kendiliğinden bir hareketle çıkıverirdi karşıma istediğim fotoğraf. Bir farkım yoktu mezarlık bekçisinden. İşimizi yapıyorduk. Elimizle koyduklarımızı zamanı gelince buluyorduk.