18 Eylül 2013

beni anlama.


Mesela ben iş yaparken daha doğrusu bir sayfa üzerinde tasarım yaparken, aklıma birden hiç sebepsiz okuldan dönerken servisten indiğim yer gelir. ya da Ankara'da işten dönerken dolmuşla geçtiğim yollar gelir.  Neresidir oralar? Esat'tan gelirken Kolej'in köşedeki ışıklardır mesela. Sıhhiye köprüsünün merdivenidir, ne bileyim eski Meclis'in önüdür. Tunus'a çıkarkenki Tünel'deki fayanslardır. Herhalde özlüyorum Ankara'yı. Kışın, karanlık havada daha mı çok özlüyorum ne? Aa gözüm doldu.

06 Eylül 2013

21.


Tam 21 gun sonra olacak doğumgünüm için heyecanlı değilim. Hediye listesi yapmadım. Daha çok bir dilek listesi yaptım diyebilirim. Sadece kendimle ilgili de değil. Herkesle ilgili. Bu olgun davranışımın yaş almakla bir alakası olduğunu düşünmüyorum. Çünkü çok yaşlanmadım. 26 dediğin nedir ki? Bu aralar çok pozitifim ki bu hiç benlik bir durum değil. Kendimi orda burda şurda hep geleceği düşünürken buluyorum. Geleceğimi çiziyorum kafamda. Bunu bilerek yapıyorum, bildiğin mesai harcıyorum. 

Yaptığımız seçimler için önce çok heyecanlanıp sonra pişman olmak, kendi kendini yiyip durmak bir işe yaramıyor. Ben denedim olmuyor. Bulunduğun durumdan sürekli şikayet etmek de bir işe yaramıyor. Az para kazanıyorum diye ağlamak, çok kazanırken çok çalışıyorum diye mızıldanmak…Bir süre sonra sürekli inleyen hasta bir köpeğe benzetiyorum kendimi. 26'da neyi sevdiğimi anladığım için mutluyum. Ne istediğimi anlamayı 27'de başarırım inşallah. Beni heyecanlandıran şey ürettiğimi başkası beğendiğinde değil kendim beğendiğimde yaşadığım mutluluk. Sadece kendim için üretmek, birisi beğenir mi diye düşünmeden... Şu an yaptığım iş birisine beğendirmek olsa da artık gelen eleştiriler hiç üzmüyor, dokunmuyor. Çünkü bir yandan kendim için yaptıklarımla dengeleniyor böylelikle içim ferahlıyor.

Bence hepimiz her şeyin en iyisini hakediyoruz.  O yüzden ben bu yıl bugünden başlayarak bu yazımı okuyanlar dahil herkes için en güzel huzuru, en dinç sağlığı, en heyecanlı aşkı, en bitmeyen mutluluğu, en iyi kalpleri, en gurur verici başarıları, en bol paraları dileyeceğim. Kimsenin sevdiklerini kaybetmediği, önce kendimizi sonra bizi üzenleri affedebildiğimiz, ülkemizde felaketlerin olmadığı, boşu boşuna ölen insanların yakınlarının yüreklerinin daha az yandığı, herkesin birbirini düşünerek ve saygı duyarak daha özgür olabildiği, bir yıl dileyeceğim. Giden sevdiklerim için, bir gün buluşacağımıza emin olarak anılarla gönlümü hoş tutacağım, gözlerimi dolduracağım. 

Hep mi iyi olacağız? Belki çok zor ama elimizden geleni yapalım işte.

Daha 21 gün var ama olsun. 21 ailem için önemli bir rakamdır ne de olsa.

Bahar "özpozitif"