20 Haziran 2011

burdan mektuplar2

sevgili balkabağım,
Yine yaz ayındayız.Bir sürü yaz gördük.Ama en güzelleri o balkondakilerdi biliyorsun.Küçük olduğumuz için mi?Dedem olduğu için mi?Sanırım ikisi de.O balkonda yaprakların bile kıpırdamadığı sıcaklarda,gülmekten öldük,kağıt oynadık,yemekler yedik karpuz kokuları arasında,dedemden anılarını dinledik kahkahalarla,hafif bir rüzgar esti oh ne güzel esiyor bu akşam dedik,hatta o balkona yatak serip uyuduk,öteki balkona eğilip reco'yla büş'ü çağırdık,balkonu yıkamadan çıktık çaktırmadık,teyzem o balkondan bağırarak polislerin kurduğu tezgahları bozdu:), zorla bize kahve falları baktı,çekirdek çitledik,sezen aksu geçti geçiyor bu yazlar ne hain derken tanju okan aşkı bulacaksın dedi esin engin tangolarını söyledi.ben o balkonu yıkarken bacaklarıma sıçrayan suları hissedebiliyorum,balkon masasını açarken çıkan gıcırtıyı duyabiliyorum,ellerimle balkon demirlerini tuttuktan sonra elimde kalan kokuyu duyabiliyorum burnumda.çünkü ben ozamanları içime çektim o günlerde bilmeden, dedemin karşımda ayaklarını uzatmış otururken ayaklarını kıpır kıpır kıpırdatmasını kafama kaydetmişim farkında olmadan..iyi ki de yapmışım.ben o günlerin tamamını tam içimde hissedebiliyorum.hani karnında hissedersin ya?öyle.çok bir kaygımızın olmadan öylece geçirdiğimiz sakin yazları çok özledim..insan uzakta olunca bir de yaz olunca daha çok hatırlıyor o günleri.özlemle,hasretle anıyor.bi de buralar daha çok dedemi hatırlatıyor.ne alaka bilmem.hep aklımda.bir de rüyama girse nasıl sevinirim.hiç gelmiyor şu sıra.ben çok özledim o yazları.o balkonu çok özledim.o günlere dönemeyeceğimiz kesin de, bari kavuşacağımızın bir garantisi olsa..ben razıyım ozaman burda böyle balkonsuz yazlar geçirmeye..öperim.

kitapta şöyle diyor;
yaşarsın sonra da ölürsün. Bir kadının bedeninden dünyaya gelirsin, doğduktan sonra sağ kalmayı başarırsan, yaşamını sürdürebilmen için annenin seni besleyip bakması gerekir ve doğduğun andan öldüğün ana kadar başından geçen her şey, içinde kabaran her duygu, her öfke patlaması, her ihtiras dalgası, her gözyaşı, her kahkaha, ömrün boyunca hissedeceğin her şey, ister mağara adamı ol, ister astronot, ister Gobi Çölü'nde, ister Kuzet Kutbu'nda yaşa,senden önce yaşamış herkesin hissettiği şeylerdir.