29 Nisan 2011

bi uyuyup uyanalım.

52. dinleyiş.şarkı tam da ben..dinleyin.

27 Nisan 2011

sing to me no matter how terrible your voice is.i'll like it.

tulips





Bugün günlerden perşembe.haftanın bitimine az bir süre kala benden büyük düşüncelerim beni yer bitirirken vücudum buna tepki olarak ağzımda, daha doğrusu ağzımın en olmayacak köşesinde kafam kadar bir aftın çıkmasına sebep oldu.bu sebeple yutkunamıyor,ağzımı açıpta lokmaları koyamıyorum.buna ek olarak doktorcuğum yine kafam kadar bir antibiotikle bu işin sona ereceğini söyledi ki bunun için o ilacı dilimin eeeeen arka noktasına koymam lazım.koyma aşamasını atlattıktan sonra bir de onu yutmak var.bunu da törenle yapıyorum.bir yere tutunmadan yutkunamıyorum vs..düşünün ki kafamı sağa çevirdiğimde kulağımın arkasında bir ağrı oluşuyor.öylesine ilginç!!


Bugün Ayşe'yle düğün davetiyesi için buluştuk.bir süredir kendisinin davetiyesiyle ilgileniyorum.


ortaya karikadan 5 yukarı bir sonuç çıkıcak.baskı işini de hallettik mi mutluluktan uçma kıvamına geleceğiz.


asıl bomba olan ayşe'nin elinde kocamaaaaan bir lale demetiyle gelmiş olması.renkleri pembe!


ben tabii bir mutlu ol bir mutlu ol.eve gel onları sedergineli c vitaminli sulara koy.


nasıl tatlılar bir görseniz!


gelecek diğer lalelerimin renklerini düşündükçe daha da bir mutlu oluyorum.


ayşe ye teşekkür ediyorum!


bir de karar aşamasında olduğum şu günlerde bir işaret bekliyorum.çok mu saçma?




foto:lalelerim:)

26 Nisan 2011

you never saw anyone die?



hayat çok garip demek belki biraz sıradan.ama hayat gerçekten çok garip.biz hiç ölmeyecekmişiz gibi yaşarken birileri öldüğünde dahi öleceğimizin aklımıza gelmemesi garip.ölüme bakmak tuhaf.ölümü anlamak imkansız.aslında herşey çok basit.dedemin annesinin-annemin babaannesinin mezarının başına yazılmasını istediği şey kadar basit."doğdu,yaşadı,öldü."

yani herşey çok mu boş?

hayır herşey çok garip.

herkes iyi olsun.

kimse hasta olmasın.

24 Nisan 2011

your chromosomes have combined beautifully.



ben yarın izninizle 2 dk lığına istanbul a çok sevdiğim memlekete gidiyorum.kafamda 3000 soru ve ben orda olacağız.laleler ve erguvanlar açmış mı bakacağım.bana lale almayanlara inat oradaki tüm lalerin sahibi ben olacağım.görüşürüz...

21 Nisan 2011

bana neler oluyor bir bilsen.

Günaydın,

dün gece hiç uyuyamadım.
zaten yeterince geç yattım.

bilgisayarın önünde çalıştım da çalıştım.

üstüne bir baş ağrısı.

kafamdaki tilkiler.

bir o yana dön bir bu yana dön.

sabah uyuyamama devam etti.

8.30 dedin mi uyandım.

iyi de derdim ne?

böyle durumlarda öğlene mal oluyorum.

zaten diyorum bu ara bi durgunluk,bi dalgınlık,bi mallık var.

2 gün önce banyoda kafama duş düştü!o nasıl bir acıydı ya?
ondan sonra mı böyle oldum.yok ondan önce de böyleydim.

şimdi birkaç durum var.beynimi kemiren,mideme voing voing gıdıklamalar halinde gelen.

işte..nolcak bilmem.hayırlısı.

bir de şu kıyfeti çok beğendim.fakat içerisinde kendimi düşününce bir gülme oldu.

dobişko kollu.

20 Nisan 2011

lalekalpbahar.


























rengi farketmez.

19 Nisan 2011

ahsen'in kardeşi birsen.

Aklımdakiler.
o kadar çok düşünce oluştu ki yine kafam patlamak üzere. biiiiiiir sürü fikrim var.biiiiiiir sürü.
ne fena birşey bu anlatamam size.
aklıma bir sürü güzel şey geliyor.
bu ara o kadar çok şey geliyor ki saçmalıyorum.
bu yüzden unutkanlığım artmış olabilir.
unutkanlıktan da öte dalgınlık diyebiliriz.
elektrik süpürgesini fişe takmadan çalıştırmaya çalışmak neden çalışmıyor diye kafa patlatmak.,şehriyeyi buzdolabına koymak vs..
Okuldayken kesin istanbul a yerleşirim,orda iş bulurum hah ne var ki harika bir hayatım olucak diyen bahar hanım şu an "n" "a" ve "h" harflerinden oluşan durumu yaşamakta:)
çekim üstüne çekim alıyoruz iyi hoş ama nedense ben başka birşeylerin peşindeyim.zaten hep başka şeylerin peşinde oldum.bir türlü ne olduğunu ya da olacağımı bilememe durumları hayatımın bir parçası.en sonunda bakarsınız doktor falan olurum.ozaman hep beraber bir ağızdan bu hayata çöşş deriz.
bugünün en güzel en tatlı haberi oğlumun yanına yeni bir kız kardeşin gelmiş olması!!!benim bir tane evladımın,gözümün nurunun,damarımdaki kanın,annesinin kuzusunun (fotoğraf makinamın) yepis yeni kız kardeşine kavuşmuş olması.bir görseniz nasıl kibar nasıl hafif.nasıl da her görüntüyü netleyiveriyor bir çırpıda yerim ben onu!darısı tontiş torunlarıma.oğlumun adı ahsen kızımın adı birsen.ahsen ve birsenciğimle bizi çok harika günlerin beklediğine hiç şüphem yok.
Evlatlarım size söz veriyorum..anneniz bugün diz çöktüğü,etek öptüğü af dilediği herkesi gün gelecek önüne diz çöktürecek demem gerekebilir belki ama gerek yok.sizi sevgiyle kucaklıyorum.

bir de şu 2 dileğim gerçek olsun 2 defa halil ibrahim sofrası yapıcam.şoraya yazıyorum.


bir de 50 mm yi bana alan engin ve reco ma sonsuz teşekkür.

bir de şu şarkıyı dinleyin.ah ah.lalelerimi bekliyorum hala.

18 Nisan 2011

şu beklemek olmasa.

bazı şeylerin olması çok mu zor?

zorlaştıran biz miyiz?

istediğim çok büyük birşey değil. sadece istiyorum.

sonuçlarını düşünmeden,

iyi mi kötü mü bilmeden istiyorum.

sadece istiyorum.

yaşayarak görmek istiyorum.

dün gece bir rüya gördüm.

gerçek olmadığı o kadar belliydi ki.

konuşamıyordum.

dedemi çok özledim.

"kaymak" olmayı çok özledim.

bir de lale mevsimi geçiyor.

bana lale alan yok.

14 Nisan 2011

hayat beni ordan oraya savururken..

günlerim yoğun yoğun geçiyor.albüm yaptırma telaşı içerisinde bir ben.albüm yaptırmak bu kadar zor olmamalı!!kendime matbaa açacağım.her işimi kendim yapacağım.insanlara istediğini yaptırmak nedeeen bu kadar zor!!!ya da birşeyleri anlatabilmek.istediğim şeyler aşırı zor şeyler de değil.ama sonunda "yaptırana kadar göbeğim çatladı"deyiminin hakkını vereceğim.umarım sonuç tatmin edici olur.yoğun bir şekilde çekimlerimiz devam etmekte.hele ki müşterinin işi aldığındaki yüz ifadesi görülmeye değer.arkasından "bahar hanııııııım yaaa çooook sağolun muhteşem olmuuuuş"diyerek tekrar aramaları gurur verici.

yeni hastalığım telefondaki insanları anımsayamamak!telefonda sonu hanımla ve beyle biten onlarca insanın kim olduğunu bilmiyorum!onun dışında kayıtlı olmayan numaraların beni arayıp kendilerini tanıtmaları daha feci!!çünkü hatırlamam için tam olarak 10dk geçmesi gerekiyor.sadece isimleri değil herşeyi unutur haldeyim.fenalardayım.mesela şimdi de buraya ek olarak yazmam gerekenleri unuttum:)

bugün ankara da ki tüm düğmecileri erkin ben ve fatoş olmak üzere gezdik.erkin in fiyonklara bakarkenki hali görülmeye değerdi.sadece düğmeci gezmekle kalmayıp eski işyerimizi de konuşmadık değil.benim işten ayrılmamla birlikte en sevdiğim erkin ve fatoş un işten çıkması bombastik:)

matbaa açma isteğimin yanısıra otopark ve manav açma isteğim de yok değil.hani kulvarda daha başarılı olurdum acaba?

havaların güzelleşmesi,dileklerimin gerçekleşmesini dilerim.öperim.

07 Nisan 2011

365 gün boza.


tarihi ulus işhanı içerisindeki 75 yıllık Akman pastanesinin bu ayın sonunda kapanacağını biliyor muydunuz?belki sizler için birşey ifade etmiyordur.ya da ediyordur bilemiyorum.ama orası bizler için çok önemlidir.ulus bizim için çok şey ifade eder.yaşıtlarımız ulus u sevmezken ve bilmezken biz orayı çok sever ulus un güzel olduğunu biliriz.kendimizi bildik bileli orası vardı.sosisli sandiviçi,salepi,limonatası,bozası hepsini yıllardır severek yeriz.pastanenin içinin nostaljik havasının,içerdeki kokusunun,sahibinin yarım saatte bir çıkıp çalışanları kontrol edişinin,yerdeki fayansların,çizgili silindir sütunların ,hepsinin bir anda yok olacağını bilmek gerçekten üzücü.biz dükkana gittiğimizde dedem mutlaka oradan bize birşeyler ısmarlardı.ben 24 yaşında biri olarak buna üzülürken benden yaşça büyük olan insanlar bu haberi duyduklarında kimbilir ne kadar üzülür?dedem hayatta olsaydı o da çoook üzülürdü. kapanma sebebi kiranın oldukça yükseltilmiş olması...annemler ordaki esnaf olarak tabi ki bu durumdan etkilenecekler. hatta kiranın bu derece yükseltilmiş olması,yavaş yavaş sayın b.elediye başkanamızın tarihi ulus işhanını yıkıp bilmem nerden baktığında kaleyi görebilmesine de olanak sağlar ne dersiniz?siz burayı biliyorsanız bence gidip son kez nostalji yapın derim ben...

06 Nisan 2011

bana lale alır mısın?

bana sarı laleler alsın.


şu an bir heyecan sardı bünyemi uzun zamandır ilk kez birşey yazacak olmanın verdiği garip bir heyecan var.ilk post gibi.:) neler yapıyorum?valla bildiğiniz üzere işten ayrıldım.ayrılır ayrılmaz da iyi ki ayrıldım diyebileceğim raddeye geldim.oraları biraz karışık.canım sıkkın,kalbim kırık ve biraz da üzgünüm ne yalan söyleyeyim.

oraları geçecek olursak şimdi kendi kendime birkaç işe kalkıştım.bir yandan doğum çekmeye devam ediyor bir yandan da tasarımlarıma devam ediyorum.yine herzamanki gibi karşınızda ne istediğini bilmeyen bir bahar var.92 yaşıma geldiğimde de böyle olmamayı umut ediyorum..evet 92 ye kadar yaşamayı düşünüyorum inşallah..

bir yandan iş de bakıyorum.kafamda bir dergiye girmiş bi bahar var hep.yalnız dergide ne iş yapacağıma bir türlü karar veremiyorum.fotoğraf çekip yazı yazabildiğim,bir yandan derginin tasarımını da yapabileceğim birşeyler mesela...blogların kapanması beni derinden üzdü.öyle böyle değil...

şu ara yapmadıklarım;kitap okumuyor,film seyretmiyorum.

bir fotoğraf kursuna gidip kendime birşeyler katmak istiyorum.ya da kısa film kursu...

en yakın arkadaşlarımın evleniyor olması da beni sarsan bir diğer nokta.haliyle benim bu tatlı arkadaşlarım artık düğünlerini ve müstakbel kocalarını düşünmekten bana daha az vakit ayırır oldular:(benimle dedikodu yapacak, sıkılmadan saatlerce fotoğraf çekecek, yeni yemekler keşfedecek,arkadaşlara ihtiyacım var.ya da evlenmeyin yaaa!!ne gerek var!!bakın ben yapıyor muyum hiç öyle şeyler??aslaaa!!

bir de bana artık lale alıcak birisi çıksın!!rengi farketmez!!şimdi tam zamanı!lale mevsimi geçmeden!!

foto yeni makinemle(oğlumla)geçen istanbula gittiğimizde..çok mutluyduk..

merhaba tanışalım mı?


merhaba ben blogumu özlemiştim sadece.dns ayarlarımı değiştirdim.kendimle gurur duyuyorum.