21 Ağustos 2010

Bu bir başarı hikayesidir.

geçtiğimiz 3 yıla kadar ben köpeklerden deli divane kaçan,korkan biriyken evde bir köpek isteyebilecek kadar onlarla yakınlaşabilmeyi sağlamış biri haline geldim.hiç bir zaman hayvan canlısı biri olamadım.nedenini bilemiyorum.küçükken teyzemin köpeklerden ya da kedilerden kaçmasından falan etkilenmiş olabilirim,bilemiyorum.köpekleri her zaman sevmişimdir.çünkü onlar oldukça makul gelirler.sevimli bir yanları var her cinsinin.kedilere karşı hep soğuk olmuşumdur.kendilerinden hala korkarım..
ben yıllarca ne kadar köpekten kaçtıysam onlar da o derece, nereye gitsem karşıma çıktılar..
serüvenimiz güzel sanatlara hazırlanırken gittiğim atölyede hocam'ın köpeği Dali'yle başladı..
atölyenin içinde bir köpeğin olması o atölyeden vazgeçip başka bir atölyeye gitmeme sebep olabilirdi.düşünün o kadar korkuyordum.gittiğim 1 sene boyunca ben ondan kaçtım o beni kovaladı.yanıma yaklaştığı anda huzursuz olabiliyor,birden arkamda falan görürsem çığlık çığlığa bağırıp hocamı sinirlendirebiliyordumkendisi av köpeğiydi.siyah beyaz renkte,atölyenin içinde bir uçtan bir uca bir at gibi koşturup dururdu.sabahları kursa ilk varan ben olduğum için kapıdan girdiğim anda tepeme çıkardı.resim çantamı kendime siper ederdim.bir defasında ortada bıraktığım poğaçalarımı silip süpürmüştü.adeta peşimi bırakmıyordu.çok eziyet çektim fakat korkumu yenemedim...evde köpekten ultra korkan merve ve teyzemin gözünde o atölyede barınabildiğim için kahraman ilan edildim.
ardından istanbul'da staj yaptığım yerde sevgili Tarçın'la karşılaştık..ofise girdiğim ilk gün kesinlikle rezil olmamak adına gıkımı bile çıkarmadan bana sokulup,beni koklamasına izin verdim.ilk defa girdiğim bir ortamda köpek yüzünden huzursuzluk çıkarıp insanların beni gıcık biri olarak algılamamaları için resmen köpeklerden hiç korkmayan biri edasında,fakat korkudan kalbim ağzımdan fırlayacakmış gibi birkaç gün kendimi tutmaya ve ona alışmaya çalıştım.Tarçın çok tatlı bir golden dı.bir kaç gün sonra farkına vardım ki ben onu çok seviyorum.hatta kafasını sevmeye başladığım anda başını dizime koymasına bayılıyorum.böylelikle köpeklerden korkma duygumu Tarçın'la birlikte yendim.
eğer yenmeseydim çalışma hayatımın ileriki zamanlarında oldukça güçlük çekermişim,çünkü daha sonra ankara 'da staj yaptığım ajanslardan birinde sevgili Gazoz'la karşılaştık..kendisi yine tatlı bir golden.ve gördüklerim içinde en akıllısıdır.
veee..şimdi çalıştığım ofis içerisinde de sevgili Duffy var..kendisi yine tatlı mı tatlı bir golden.biraz hasta.maalesef kasları eriyor.patronumuz ofis dışında bir yere gittiğinde birden depresyona giriyor.ben ona depresyondan çıkması için türlü öğütlerde bulunuyorum.terapiler uyguluyorum fakat pek oralı olmuyor...fakat keyfi yerine geldiğinde gelip patisini kaldırıp ona terapi uyguladığım için gelip bana teşekkür ettiğini düşünüyorum.bugün gözünü bile kırpmadan yediğim şeye hipnoz oldu resmen.bir süre sonrada ağzının salyaları aktı:)ben ona kıyamamm!!verdiğim yemeklerin hepsini havada yakaladı.ona bayılıyorum.aaah bir de kokmasalar...
burdan tanıdığım tüm köpeklere sevgilerimi iletirim..