11 Nisan 2010

özlemek denmez buna bu başka birşey.

Dün o eve girmek çok iyi geldi.salona geçtim koltuğa uzandım.onun önceden oturduğu o koltuğa.sonra yattığım koltuktan koridora baktım.duvarlar,avizeler,dolaplar,halılar...hepsi herşeye şahit olmuşlardı.hepsi bana birşeyler anlatmaya çalışıyorlardı sanki.bi an balkonda yaşadığımız güzel anları anlattılar bana.orada duran teyp şarkıların adlarını söyledi kulağıma.bi bayramlaşma anından bahsettiler sonra.yattığım koltukta onun oturduğu bi bayram bize para verişini anlattılar .sonra antreye baktım.işten gelmişti.kapıdan girdi.sonra koridordaydık.koridorda pek iyi şeyler söylemediler.banyonun önündeydik sanki.onları anlatmayın bana ben güzel şeyler hatırlamak istiyorum dedim.içeri girdik oturma odasından içeri.sevinçle birbirimize sarıldık bi galatasaray maçında.meyve yedik birlikte.elleriyle soyduğu bi elmayı yedim.herşey yerdeki parkeler bile onu tanıyordu.perdeler.örtüler.yatağı.kapının gıcırtılı kapanışı bile onun sanki hala orda olduğunu hissetirdi bana.gece yatağından kalkıp kapısını açışını.sessiz sessiz dua edişini evdeki herşey duymuştu.evdeki eşyalar bile onu özledi.o ev okadar güzel ki.insan eşyalarını belki de hiç değiştirmemeli.