04 Mart 2010

Sıcak bi memlekete gidelim tek derdimiz mojitomuzun nanesinin eksikliği olsun.amin.

Şu aralar;
demiştim tek taptığım kitap okumak diye.aynı şekilde devam ediyorum.Görünmeyen bitti.fakat benim istediğim gibi bitmedi.kafamda 500 milyon soru işaretiyle bitti.biteli çok oldu ama karakterler hala aklıma gelip acaba öyle miydi?böyle miydi?diye düşünüp duruyorum.sonra merve hnm.Sahilde Kafka'yı bitirsin diye duaya çıktım.o sırada da camus'nun "tersi ve yüzü"nü okudum.adamın o kitabı yazdığı yaşta ben napıyordum acaba diye düşünmekten kendimi alamadım..o arada "insanlar içinde 1 insan"ın içinden bi kaç hikaye okudum.merve de çok şükür kitabı bitirdi de şimdi saeki, ben .oşima ,kafka nakata oturuyoruz.kitap beni her yönüyle rahatsız etmesine rağmen kendimi okumaktan alamıyorum.karakterin aşırı titizliği,kedilerle konuşan adam falan pek bana göre şeyler değil.fantastik filmlerden de kitaplardan da herzaman zevk almamışımdır.fakat bu kitap ilginç bi şekilde kendini okutturuyor.bitince yine konuşuruz...
işe gireli 3 ay olmuş.hey maşallah diyorum.yuvarlanıp gidiyorum.hala işte ne yaptığımı bilmez haldeyim.hayırlısı...
sabah akşam orda burda yolda otobüste dolmuşta çok mutlu insanlar görüyorum.bi de konuşmalarına kulak misafiri olduklarım var.onların bazılarının gerçek-has deli olduklarını düşünüyorum.bazende başka insanların hayatlarıyla ilgili ilginç ayrıntılara şahit olduğum için kendimi tuhaf hissediyorum.hayır ne gerek vardı ki ben bunları şimdi duydum diye düşünüyorum.ama bi yandan da dinlemekten kendimi alamıyorum.neyse size bu kısmı anlatmak biraz zor.
geçen gün taksiye bindim sezen aksu'nun çok eski bi şarkısı çalmaya başladı.aay ne güzeldi bu şarkı derken şöfor(nasıl yazılıyodu bu?)bey frekansı değiştirdi.ve sıla'nın nadide parçalarından biri çalmaya başladı.bu arada sezen aksu'nun çalan şarkısı sızı'ydı.
kendimi pek beğenmiyorum.pek kendime bakamıyorum şu ara.ve genellikle ne giyeceğime karar veremiyorum.öyle saatlerce ne giyceğimi falan da düşünmüyorum,zaten sabahları böyle bi vaktim olmuyor fakat yine de bazen işe giderken bi formamız olsaydı da onu giyseydik diye düşünüyorum.çünkü bazen pek de normal olmayan şeyler giyiyorum.zaten tipim biraz yaş itibariyle küçük gösteriyor.geçen gün italic'e gittiğimizde merve'yle bana kimlik sormalarını anlatmış mıydım acaba?peki benim o anda bi ehliyete sahip olduğumu farkedip şaşırmama ne dersiniz?ben şaşkının en önde gideni bahar derim.
Diğer anlatmam gereken durum ise Onur'un bize cd göndermiş olması.Merve'nin iş yerine ulaşan cd akşamına bana geldi.içinde 17 tane dinlemeye doyamayacağınız şarkı mevcut.kendisine müthiş arşivinden o 17 şarkıyı çıkarıp bize gönderdiği için çok çok çok çok teşekkür ederiz...
çok konuştum ya.öperim hoşkalasın.
not:ben başlık bulamıyorum.çok trajik.