28 Ocak 2010

İstanbul seyahati1

Bu İstanbul yolculuğu belki biraz abartı olacak ama hayatımın nadir önemli zamanlarından biriydi.
*Uçağa binmek benim için başlı başına bi dertken, tek başıma uçağa binmek benim için dünyanın eeeen olağanüstü olayı olarak tarihe kazındı.
*Patronunla seyahate gitmenin zorlukları adlı bi roman yazabilirim...Çünkü ben böyle durumlarda dünyanın,evrenin,kainatın eeeeen çekingen insanı seçilebilirim.
*Bir bebeğin dünyaya geldiği ana şahit olmak şu hayatta yaşayabileceğim eeeeen tuhaf anlardan biriydi sanırım.Doğaüstü,insanüstü bi olay.çok çok çok tuhaf bi duygu.ellerimin titremesinden çektiğim fotoğrafların pek bişeye benzemediğini belirtmek isterim.
*İstanbul...Bu sefer İstanbul'a çok başka bi yerden baktım.sana bugün tepeden baktım aziz istanbul şarkısı gibi değil.ben orda geçirdiğim o güzel yaza uzaktan baktım.şimdi çok uzağındaydım o yazın. zamanın böyle acımasızca çabuk geçmesine içerledim.denizi görmek bile gözlerimi dolu dolu yaptı.belki sinirim bozuktu.doğuma girmiş olmanın verdiği duygusallık ve uçağa binicek olmanın verdiği gerginlikle...bilmiyorum.Bahar Hanım sokağının önünden geçerken tabelası asılmış mı diye baktım...kabataş'tan geçerken ada'ya gittiğimiz günü anımsadım.saray muhallebicisindeyken 5'imizin gittiği çılgın İstanbul seyahati geldi aklıma.
Orda çok kısa bi süre kalmış ve kısa zamanlarda oraya turist gibi gitmiş olmama rağmen bi çok yerinde bi sürü anıya sahip olmanın sevincini yaşadım.ve bi kez daha kararlı bi şekilde orda yaşamak istediğime karar verdim.Tabii biraz daha zaman var...
Bu İstanbul yolculuğumu gerçek anlamda anlatmaya kalkışsam çok zamanımı alabilir.Bu postta seyahatimin beni etkileyen bölümlerinden bahsettim.diğer bi postta başıma gelen türlü komiklikleri ve doğumu ayrıntılı olarak anlatacağım.
son olarak söylenmesi gerekenler;Seni seviyorum İstanbul.bu yolculukta beni çok gerdin. ama yine de seni seviyorum.özlüyorum.öpüyorum.