11 Ekim 2010

stop.breathe.

işe gitmenin en sevdiğim yanı eve geldiğimde ders,ödev,ertesi günkü sınav gibi şeylerle uğraşmamak.evet.işe gitmeyi sırf bu yüzden seviyorum.yoksa sevilcek başka bir tarafı yok.

dün o kadar yorulmuşum ki gece bildiğiniz kabus gördüm.hayır ne gördüğümü hatırlamıyorum.fakat delicesine bağırmaya çalışıyordum.ne yazık ki sesim çıkmıyordu.ama nasıl bağırıyorsam sesim taa merve'nin odasına kadar gidebilmiş.kendisi gece zaten kapı gıcırtısından korkar.gözümü açtığımda başımda babam vardı.

ve bir gelinde gördüğüm gibi ben de gelinliğimin altına hiç alakasız renkte bir vivienne westwood giymeye karar verdim.dün size evlenmek istediğimi belirtmiştim.fakat düğünün tatlı telaşı hazırlık kısmı eğlencesi vs..bittikten sonra çok pişman olabilirim:))

Merve için planladığımız fotoğraf çekimlerini yapmak için sabırsızlandıkça daha çok işim çıkıyor resmen.bu cumartesi ve pazar da çalışıyorum.adalet diye birşey yok şu hayatta.bir hukukçu kardeşi olarak adalete kesinlikle inanmıyorum.çekebileceğimi düşündüğüm fotoğrafları ve kurguyu düşündükçe çıldıracak gibi oluyorum.

ve istanbul.ajandama baktım en son 26 ocak'ta gitmişim; ki o gidişimde hiç bir yeri görememiştim.taksinin içinden Beşiktaş yokuşundan aşağıya şöööööyle bir denizi görmek bile yetmişti ozaman için ama şimdi özlemini tam midemin orta yerinde hissediyorum resmen!

ve önümüzdeki aylarda da istanbul'a pek gidebilirmişim gibi görünmüyor maalesef.okuldayken çıkıp çıkıp gidişlerimizi özlüyorum.özlüyorum.özlüyorum.


4 yorum:

Allegra'nde dedi ki...

gelinliğin altına melissa giymek ne güzel fikir!

BahaR dedi ki...

kesinlikle!müthiş görünüodu!

cometa dedi ki...

çok afedersin de romaya gideceğiz, giderken istanbuldan geçeceğiz, belki erken gider kalırız, ya da dönüşte dönmeyiz.

BahaR dedi ki...

eveeeet lütfen yalvarırım.