20 Temmuz 2010

daniska.

balkabağımın doğumgünü yaklaşmakta..sırf organizasyon için bana işimden izin verilmesi gerektiğini düşünüyorum.ancak çalışırken ne kadar olacak hepimiz göreceğiz.maalesef vakit yetmiyor.günler şöyle biraz daha uzasa.fakat gündüzler geceden hep uzun olsa ki önümüzü görebilsek.
yaratıcılığımı yine kaybettiğim bir dönemdeyim.hatırlarsanız bir de bitirme projemi hazırlarken böyle olmuştum.işlerin içinden bir türlü çıkamıyordum.bulunduğum iş dolayısıyla da tasarımcı ruhumun biraz köreldiğini söyleyebilirim.canım sıkılmıyor değil hani.hayatımın tümüne bir çözüm getirmem lazım.şöyle tümüne birden.ne yapmak istediğime bi karar verebilsem.herşey harikadan 5 yukarı olacak.

bazen öyle saçma sapan şeyler duyuyorum ki.aklım fikrim almıyor.konuşmak için konuşanlar gırla...yani siz de duysanız saçmalığın daniskasının daniskası dersiniz.beyin eksikliği var o tiplerde.beyinsiz demek istemem kendilerine.beyin eksikliği de bir hastalık neticede.bu tipler kendi kendilerini hiç sıkmazlar.sadece etraflarındakilerin sinirlerini bozarlar.çünkü eksikler.bu tiplerin diğer bir adı da "insanlık yoksunu".insanlık namına zerre kadar bir şey yoktur içlerinde.tipleri de çirkin olur genellikle onların.kalpleri çirkin olunca e yüzleri de çirkin oluyor dolayısıyla.onlara karşı sakin olmaya çalışın.ilk başlarda dünyada böyle insanların varolduğuna inanamayacaksınız.inanmak istemeyeceksiniz.fakat onlar varlar.ve onlara karşı dirayetli olun.sizi her gün biraz daha şaşırtacaklar söyledikleriyle.ben böyle durumlarda dünyanın en büyük fırtınasının çıktığını ve o insanların sesini rüzgardan duyamadığımı ve onların bir hortuma kapılarak döndüklerini hayal ediyorum.iyi geliyor.siz de öyle yapın.

Hiç yorum yok: