30 Mayıs 2010

"bahar" alerjisi.

insanın adının bahar olupta bahar alerjisi olması nedir allasen?boğazımdan aşağıya elimi sokup kaşıyarak parçalamak istiyorum.evet net olarak istediğim budur.

25 Mayıs 2010

hah.

24 Mayıs 2010

okul dediğin bitmeyecek.

bugün askerden tam 1 hafta önce gelen tuna'nıın görüşme çağrısına hiç düşünmeden evet evet buluşalım dedim.işten çıkıcam yorgun olucam gibi şeyleri hiiiç düşünmeden buluşalım dedim.hemen müge'yi aradım ardından tuna 'da aslı'yı aradı falan filan...müge maalesef çalıştığı için yanımıza sadece 10 dk uğrayabildi..biz Tuna'yla otururken aa bir de baktık ki rasim geliyor kız arkadaşıyla...konuştuğumuz tek ama tek şey tabi ki iş-güç,ne olucaz biz?napıyoruz?nerdeyiz?gibi sorulara cevap vermekle geçti durdu.ha bir de tuna'nın anlattığı askerlik maceraları...ardından aslı geldi..ve biz akşama aslı ben Tuna olmak üzere devam ettik...okulu özlediğimin farkındaydım..ama bukadar özlediğimin farkında değildim..hepimizin kafasında milyonlarca soru işareti...çalışanlar neden çalıştıklarının bilincinde değil..kendimize sorduğumuz sorularda hiç bir mantık yok ki mantıklı cevaplar verebilelim...Hiç birimiz ne yapmak istediğimizi bilmiyoruz.bazı hayallerimiz var ama bu hayaller peşinden koşmaya değer mi?acaba yurtdışına mı gitsek?direk istanbul'dan mı başlamalıydık?ne yapıyoruz?okul niye bitti.ajans açabilir miyiz?çalıştığımız yerlerde acaba vakit mi kaybediyoruz?gibi bin bir türlü soru.konuşmak iyi geldi.onları görmek iyi geldi.ben okulu seviyordum ya..cidden okul niye bitti ki?

23 Mayıs 2010

mörvem acil gelsin.

tek çocuk olmak çok zor.ve de çok kötü.
merve artık gelsin.
özlenmeyecek gibi değil kendisi.
gelsin, 1 gece yan yana yatacağım onunla.
2 gece olmaz.dayanamam...
beyaz pazartesiler.
güzel haftalar.

22 Mayıs 2010

para para para


gözümü para bürüdü.

buyurun.

P1130658 copy
P1130659
P1130660
P1130662
P1130661
Binnur teyze'yle dido'nun halil ibrahim sofrasından "sadece birkaç" görüntü...

20 Mayıs 2010

bir 112 macerası.

bugünkü bir anımı unutmadan sizlerle paylaşmak isterim.olay 112 otobüs durağında bu sabah 8:45 civarında gerçekleşmiştir.şimdi bu 112 cilerin otobüs sırasına girme anlayışları biraz kıt.olağan sırayı devam ettirmek yerine,ikinci bir sıra oluşturuyorlar.çünkü olağan sıra onlara çok uzun geliyor ve oturamayacaklarını düşünüyorlar sanırım...bu sabah ta yine aynı şekilde bir ikinci sıra oluşturuldu.arkadan normal bir şekilde sıraya giren insanlardan da otobüse sığamayıp binemeyenler olunca sıra kavgası çıktı...ikinci sırayı oluşturan uyanık ablamız,normal şartlarda sıraya giren,aslında sıranın ondan devam etmesi gereken ablamıza kocaman cüssesiyle "hoop şiişşş nolyoruz?"ayağında laflar sarf etti.diğer abla kibar bir şekilde zaten sıradan geldiğini ve bunun çok saçma olduğunu anlatmaya çalışsa da kabul ettiremedi.ve diğer abla kocaman cüssesini öne atarak kızı da koca kıçıyla ittirerek "çekil kenara benim asabamı bozma"gibilerinden bir laf etti...tabi ben bu esnada onlara göre sıranın biraz daha gerisindeydim.yani önümde yaklaşık olarak bi 20 kişi kadar vardı sanırım.neyse iki ablamız da sonuç olarak otobüse bindiler.ben de bu esnada yanıma ilişen amcanın nereden çıktığını düşünüyordum ki kocaaaamaaaaaaaaan bir çığlık sesi duydum.ve hemen yola doğru bakınmaya başladım çünkü birisine araba çarptı zannettim.düşünün ne kadar büyük bir çığlıktı...ama bir de ne göreyim?otobüsün içinde bu ablalarımız saç saça baş başa.kıyamet kopuyor resmen...güler misin ağlar mısın?tabii bu durum en çok nedense beyleri güldürdü...olayın sonucunda eğer benimle bir görüşme ayarlansaydı,ben kim haklı kim haksız tek tek anlatırdım.takdir edersiniz ki sürekli aynı saatlerde çıktığım için hep aynı insanlarla karşılaşıyorum.bu ikinci sırayı oluşturan abladan ben herzaman köşe bucak kaçarım çünkü kendisi haftada 3 defa falan kavga çıkartır.ömrümde gördüğüm en şer koca cüsseli insanlardan biri.şimdi ben isterim ki şurdan biri desin ki "ohaaa bahar ben de oradaydım,gördüm ben de"güzel olurdu.hoş5 ederdik falan...neyse aşk-ı memnu devam ediyor...:)

18 Mayıs 2010

turk.cell süperlig hiç bitmesin.

itiraf ediyorum fener.bahçe benim yüzümden şampiyon olamadı.öyle bir dua ettim ki biraz daha dua etmeye devam etseydim sanırım gökyüzüne doğru havalanıcaktım.onlara duyduğum antipatiden de öte kesinlikle Bursa'nın alması gerektiğine inanıyordum şampiyonluğu.netice tam da benim istediğim gibi gerçekleşti.fakat şampiyon olduklarını zannetmelerini ben dilemedim tabi ki...onu kendi kendilerine başardılar.kendi şaşkınlıkları.:)helal olsun.bu olay sonucunda internet aleminde ortaya çıkan çılgın geyiklerse insanların ne denli yaratıcı olduklarını ortaya çıkardı.tüm günüm bu geyikleri izleyip gülmekle geçti.evet galatasaraylıyım.ama öfkeli olanlarından değilim.misal fener'in bizim için sürekli mor menekşe şarkısını çalması beni güldürüyor.bu da olağanüstü bir yaratıcılık çünkü.insanların takımlarına olan bağlılıkları,hırsları bu yaratıcılığı inanılmaz bir biçimde körüklüyor resmen.netice olarak fener olmasa galatasaray olmasa şu ligin ne anlamı kalırdı ki?dün zar.a daki kasiyer çocuk biz kasada beklerken yaptığımız maç hakkındaki yorumlarımıza şahit oldu.kendisi fenerliymiş. hatta maçı locadan seyretmiş.o kadar samimice bizimle konuştu ki hayran kaldım.bizim konuştuklarımıza internetteki geyikleri birbirimize anlatmamıza kesinlikle sinirlenmedi.çok üzüldüğünden, olanın taraftara olduğundan, aziz'in başkanlığı bırakması gerektiğinden bahsetti.ben de acısını paylaştığımızı söyledim...ben fenerlinin de galatasaraylının da seviyelisini severim.şimdi biz olsak bu kadar abartmazdık diyen fenerli arkadaşları samimiyete davet ediyorum.lütfen samimi olun.öperim gözlerinizden.

17 Mayıs 2010

yıllar sizden kim korkar?

14 kasım 1999 anneannemi alzheimer' dan kaybettik.
17 mayıs 2010 anneannemin kardeşini alzheimer' dan kaybettik.
bundan sonra bu hastalığın ve başka hiç bir hastalığın yakınımızdan geçmemesini diliyorum.
bu hastalık bir daha uğramasın bize.
sizin için de aynısını diliyorum.
şimdi çok benzediğim büyük annem,anneannem ve kardeşi buluştular.
belki de ölüm bizi sevdiklerimizle yeniden birleştiren bir köprüdür...

15 Mayıs 2010

gündemden kısa kısa.

evdeyim.evde olmak dünyanın en güzel duygusu...

bugün çekimlerine gittiğimiz o yaşlı babaanne olmak istiyorum.tabi kocam da yanımda olsun.o da dede olsun.harikalardı...sabahki tatlı babaanneli-dedeli çekimi tamamladıktan sonra izin alıp halletmem gereken işleri halledip,koşarak büşotun gününe yetiştim.o kadar yorgunum ki kafamı koyduğum yerde uyuyakalıyorum.gün başlamadan önce uzandığım yerde uyumuşum.uykuya geçmem için sadece 2 dk yeterli.bir insan nasıl bu kadar çabuk uykuya dalabilir hayretler içindeyim...

dün çılgın ve maksimum derecede yorucu yat.aşşşş çekimlerinden çıkıp neden bir bahar şenliğine gittiğimi bilmiyorum.o yorgunluğun üstüne neden ankara havası oynayacak kadar çatlağım onu da bilemiyorum.ama yok...benim eski tadım kalmamış.bildiğiniz yaşlılar vaziyetindeyim.leman sam beni baydı.zaten söylediği hiç bi şarkıyı bilmiyorum.yok güneş toplayalım, koşalım uçalım.eeeeh öyle şenlik mi olur.böyle Bahar mı olur?Bahar denilen kız böyle bi kız değildi.ondan geçmiş şenlik falan.

Bahar dedim de aklıma annemin geçen gün senin adını çok severek koydum, şimdi de çok memnunum da merve nin adını keşke Deniz koysaymışım diye sarfettiği merve'yi şoka uğratan bombastik cümleleri geldi:))annemden her gün bu tip bombastik cümleleri duymanız ihtimaldir.

ben dün banyodan çıkıp o ıslak çimlere oturmayacaktım..şimdi boğazım ağrıyor..ah ah.

11 Mayıs 2010

çantalı şair sendromu.

saçma sapan bir yazı olacağının daha şimdiden haberini vermek isterim.çünkü şu an yarın ne giyineceğimden tutta midemdeki sancıya kadar herşeyi düşünüyorum.bir yandan da feysbukuma bakıyorum.bazı insanların feys demesine kılım mesela.aklıma bu geldi şimdi de.
bir de şiir okuyanı da yazanı da sevmem.utanırım ben.şiir okurken dahi utanırım.romantik romantik şiir yazanlardan anlamam.huylanırım.
bir de çanta takan erkekler geldi aklıma.hayır çanta var çanta var diyeceksin.ben orda bir duracağım amma takmasınlar arkadaş.takmasınlar!rahatsız ediyor beni çanta durumu.
annem 92 yıl sonra kek yapmış.2 gündür işe gitmiyor da kendisi.pek hamarat bu yüzden.mutfağı işgal etmemizden beri kektir börektir hiç yapmıyordu.yarın fotosunu çeker koyarım sabah yerken.meraklanma.anneminkinin tadı gerçekten bi farklı olur.bir de çoooook uzun zamandır yapmadığımız bir keki yapmış.küçük çaplı bir nostalji yaşattı bize sağolsun.
bugün kentpark tan cepa ya doğru koşanlar bizdik.babam ben ve mörvem olmak üzre.gelato yu sonunda bulduk.dondurmalarımızı aldık.şeker kız candy'yi unutmadık.ona da paket yaptırdık.dondurmaları şoklattırdık.falan.gelato kentpark -1 de efendim.çok aramayın.ben size yerini söyleyeyim.çünkü ben aramaktan bitap düştüğümü bilirim zamanında.insan bi dondurmanın peşinden böyle koşar mı?koşuyormuş...
o değil de ya şiir yazan çantalı biri beni bulursa?allahım hep büyük konuşurum.demedim öyle demedim.oof.

10 Mayıs 2010

evden yaz kareleri...

P1130651
P1130652
P1130655
P1130656

you're cute.

ben eskiden daha tatlı bir insandım.şimdi eski tadım kalmadı.

07 Mayıs 2010

şikayet ediyorum.

Sürekli şikayet eder gibi görünmek istemem gözünüzde.ama çok yorgun ve de mutsuzum.
tam 2 haftadır full olarak cumartesi pazarlar da dahil olmak üzere çalışıyorum.
bu haftasonu da çalışıyorum...
bu dünyaya çalışmak için geldiğimi düşünmüyorum.
evet çalışılınır fakat insanın kendine ayırdığı en azından bir günü olur ki o insan da kendini iyi hissedebilsin.
çalışan arkadaşlarımın çoğu haftasonlarını bir kursa giderek değerlendirebiliyorlar...
etrafımda böyle çalışan birini duymadım..siz de bukadar çalışıyor musunuz?evetse kendimi biraz iyi hissedebilirim...
insan arkadaşlarıyla vakit geçirmek şöyle dursun ailesiyle vakit geçiremez hale gelirse sinirleri takdir edersiniz ki yıpranır..
manikür yaptırmak istiyorum mesela fakat tek pazar günü de insana böyle durumlarda yetemeyebiliyor.
çünkü pazarları zaten insanlık çalışmıyor.
ama ben pazarları bile çalışıyorum.
aaaah gencim!işim ne?ama gençlik de gidiyor hani...
bugün dünyanın işini yaptım.
yarın işim akşam 9 da biticek.
evet şikayet ediyorum evet isyan ediyorum.
çünkü kendimi fiziksel ve de psikolojik olarak hiç iyi hissetmiyorum.
vücudum isyan ediyor.alarm veriyor.daha fazla yorulma diyor.
saat 8buçuk hava mükemmel.ama benim yorgunluktan uykum geldi bile...
ne trajik!!!

04 Mayıs 2010

le fondüğ.


bloğu kullanamıyorum ben ömrümde böyle sipastiklik görmedim.iki saattir tek derdim şuraya filikten foto eklemek.ama olmuyor.yani iki fotoğrafı aynı anda şuraya nasıl blog edebilirim kesinlikle kafam basmadı.bir bilen varsa tutsun elimden.ikincisi koskoca bir yazımı sildim yanlışlıkla.sabır sabır.mouseumun olmaması mouse pad özürlüsü olmam falan falan...
şu yazıdan da anlayacağınız üzere ne yemek istediğimi bilemeden sürekli canımın birşeyler çekmesi sinirlerimi bozmakta.hacı arif bey de yemek yemeyeli sanırım 942 yıl kadar oluyor ancak canım orda yediğim fındık lahmacundan çekmekte.yalnız bir fındık beni kesmez haberiniz olsun.hal böyle olunca içimdeki iştahı evdeki bütün çikoları eriterek bastırmaya çalıştım.daldırdım içine çilekleri afiyetle yedim.eh biraz sakinleştim çok şükür.sevimli fondüğ müzü sevgili spiker kuzenimiz büşra almıştı.sağolsun pek faydalı oldu bizim için...
bugün çok sinirliyim.bilgisayarları falan parçalayabilirim aslında.ama yapamıyor insan işte.kıyamıyor bilgisayarına.iştahı bastırmayı başarıyorum da şu şiddet eğilimimi nasıl sonlandırıcağımı merak ediyorum.tokatlamak geliyor içimden bazı insancıkları.özellikle toplu taşıma araçlarındakileri.mesela bi oyun olsaydı.amaç toplu taşıma araçlarında huysuzluk eden tüm insanları tespit edip tokatlamaca olsaydı.ama bu oyun wii gibi oynansaydı.böylelikle ben de rahatlamış olurdum.
ikincisi 9 mayıs avrupa günüymüş bi yaşıma daha girdim.f.göçer geliyormuş.gelmese şaşardım.bi kere heryere 9 mayıs avrupa günü yazana kadar oturun da anneler günü yazın.ikincisi o afişlerinizdeki avrupa birliği bayrağının yıldızlarını umarsızca büyütmenizi şikayet edicem avrupa birliğine haberiniz olsun.başlatmayın avrupa gününüzden be.
alayınıza gıcığım bugün.yok size değil alınmayın rica ederim.

deneme yine deneme.


evet evet deneme.

01 Mayıs 2010

bir ben benden içeri.


saatlerce şu aptal şeyin karşısında foto çekilebilirim.nasıl boş birşey.hele okuldayken önünden kalkmadan saatlerce türlü mallıklar yapardık.okulu özlüyorum.
bir de hoşgeldin mayıs.