05 Ocak 2010

sabah sabah.


çay ve çikolatanın güzel bir uyumu olduğunu düşünüyorum.yanında canım bir de simit çekmedi değil.
bazı insanların otobüslerde tutulcak yerlerin 4 ünü birden neden ellerinde tuttuklarını anlamış değilim.
ve bazılarının da neden 90 yıllık arkadaşımmışcasına omuzlarımda tutup (beni kibarca kenara alıyo aklınca)geçtiğini anlayamıyorum.inan bu kibarlık değil.beni hasta ediyosun!
istanbul'daki insanlar gibi keşke bizler de yürüyen merdivenin sağında durup soldan çıkmak isteyenlere izin versek.valla zor bişey değil.
yeni çalışma hayatına atılmış biri olarak evde geçirdiğim güzel günleri düşünmeye başlamış olmam çok mu erken?
içimde bloğumu ihmal etmenin verdiği sıkıntıyı taşıdığımdan emin olabilirsin.
hedef defterimi bir türlü dolduramıyorum.hedeflerimi kaybettim yine.
şimdi al green'den "how can you mend a broken heart" şarkısını dinliyorum.soruyorum how can you mend?
mümkünse koşturmacasız,sıkıntısız,sakin bi gün geçirmek istiyorum.size de aynısından diliyorum.öperim.

2 yorum:

emelince dedi ki...

Bunu nasıl yapıyorsun, yani bloğuna müzik eklemeyi ? Şimdiden teşekkürler.

Not: Bu arada Merve'nin de senin de yazılarınız süper, hergün yeni yazı var mı diye kontrol ediyorum. Bayılıyorum. Sanki arkadaşmışız gibi geliyor bazen. Ne tuhaf.

BahaR dedi ki...

müzik ikonunun üstüne tıkla nerden yüklediğimi anlarsın:)teşekkür ederiz.öpüyoruuuzz:)