19 Ocak 2010

hususi şoför arıyorum.bilginize.

bugünün garip bi gün olacağı sabah çöt diye hazırlanmamdan belliydi.sabahki olayımız şöyle... otobüs durağındaki teyze umarsız bi şekilde herkesin onun önüne geçtiğini zannetti.halbuki kimsenin onunla bi alakası yoktu.e tabii benim de onun önüne geçtiğimi zannetti.sabah sabah 1 günahımı aldınız hafifledim vallahi diyerek yanından geçtim.önüme geçmesine de izin vermedim...
akşamki vukuatımız şöyle.baskı almak için matbaaya gittim fakat baskıcıdaki E. bir türlü dosyayı açamadı.uzantısına .pdf yazmasının olayı çözeceğini anlatmaya çalışsamda çığlıklar atarak beni dinlememeyi seçti.üstüne varmadım.çünkü gerçekten halim yoktu.aynı dosyayı yarın götürdüğümde sorun çıkmayacağından adım gibi eminim.ama olmayınca olmuyor...kendisine saygılarımı sunuyorum.
bunun üstüne bir de taaaam olarak 33dk boyunca otobüs beklersem takdir edersiniz ki kafayı yerim.donanza filminin 1000. bölümünü çekmiş bulunuyorum.ayakcıklarımı çizmelerime rağmen hissedemedim.ardından takdir edersiniz ki tüm ülkelerin başbakanları bugün ankara'ya gelmiş gibi bir trafik vardı.otobüste ancak tunus'a kadar dayanabildi bünyem.inmeye bi anda karar verdiğim için otobüs "sakinleri" tarafından hayli yadırgandım.kendime hususi şoför arıyorum.şoför böyle mi yazılıyor bilmiyorum.müşterimiz z.ülfikar Beye de hep zülkifar diyorum ayıp oluyor.bu yürüme esnasında bahsetmemiz gereken diğer bi durum saçlarım.kahküllerime kavuştum.ama kendileri karla karışık yağmurla birleşince ilginç bir hal aldılar.karla karışık yağmur yağarken tunus'a doğru yürüyen,deli gibi görünmeyen akıllı amca neden şort giymişti bunu da çözemediğimi belirtmek isterim.
kusura bakmazsan bugün biraz moralim bozuk.hepimizin dilek dilediği yerle bugün 33 dk lık otobüs bekleme seansımda yoğun bi şekilde görüşmeler halindeydim.ancak nedense beni bu ara pek duyamıyor sanırım.sizi dinlemekten bana sıra gelemiyor ya da.biraz susarsanız benim de bi kaç dileğim var. aslında bi kaç değil 1 tane. tam bunları düşünürken aklıma efe'nin annesin halil ibrahim sofrasında dilediğim dileğimin olduğunun farkına vardım.bu demek oluyor ki ben de en kısa zamanda bi sofra oluşturmalıyım.Dileğin ne bahar diye sorma zaten sormazsın biliyorum.ama evrene pozitif enerji yayabilirsin dileğimin olması için.
milletin fotoğrafını çekicez derken kendime ait bi tane bile düzgün fotoğrafımın olmayışı beni mahvediyor.birileri de beni çeksin artık...
merve içeride havuçlu kek ve poaça yapmakta.mutlu olmak için bi sebep...
**ci talk arkadaşım benden yazı yazmamı istedi. ben de yazdım.fakat benden ruh halim huysuzken yazı istersen ortaya böyle saçma zırvası bi yazı çıkar haberin olsuın.
hoşkal.doyasıya öperim.
not:kupa tatlı kuzenim büşotumun hediyesidir.dünyanın en havalı kupası benimdir.oh.

2 yorum:

İki Deli Kadin (Nuray) dedi ki...

gerçekten çok havalıymış kupan...Dikkat et kırılmasın çünkü gözüm kaldı. :)

BahaR dedi ki...

tamaaam:)evde duruyo ellemiyorum bile:)