02 Şubat 2009

Yolladılar onu Avrupa'ya ..Kendi yolunu bulmaya..

Teyzemin evine giren hırsız sebebiyle şu ara sadece ama sadece hırsız hikayeleri dinlemekteyim.Hırsız kovalamacalı,seri katilli rüyalar görmekteyim...İnsanların kıymetli eşyalarını nerelere sakladıklarını duyup şoklardan şoklara girmekteyim.Misal perdelerin kornişlerine altınlarını dikenleri duymadım değil.Ancak hırsızlar bunu da keşfetmişler denemeyin!Evde gündüz tek başıma oturmak bana bir işkence gibi gelmeye başladı..Zaman zaman acaba çıkıp bahçede mi otursam diye düşündüğüm bile oluyor.Lütfen hırsızla ilgili daha fazla birşey duymayayım,hırsızla ilgili tek hikayem sadece teyzemin evine girmiş olması olsun başka olmasın lütfen lütfeeeeen...

Fazla teknolojiden herzaman rahatsız olmuşumdur.Yeni şeylerden ve ultra teknoloji harikalarından pek haz etmem.Soğuk görünümlü olurlar,sevmem. Ve yeni çıkan her ilerlemeden en son benim haberim olur:)Bu konuda yaşlılar gibiyim.Dolayısıyla skype olayından da tahmin edersiniz ki en son benim haberim oldu:)Bu hafta içi skype olayına girmiş bulunuyorum.Beni bırakıp Amerikalara giden arkadaşım Başak,nam-ı diğer Basri sayesinde skype olayına girebildim.Talimatlara pek uyamamam sebebiyle kendime çok garip bir skype adresi aldım söylesem gülmekten yerlere yatarsınız:)Neyseeee...Teknolojiden rahatsız olan ben Başak'ı da çok özlememden kaynaklı olsa gerek skype olayına bayıldım.Telefonla konuşmak gibi yahuuu hem de görüntülü!!!(evet yaşlıyım)Anlayacağınız skype hoş bi durum:)Siz biliyorsunuzdur zaten...

Yapmam gerekli olup da yapmadığım onlarca işe gelince, hiçbirine başlayamadım.İşlerden korkuyorum.Enerjimin birgün hiç beklemediğim bir anda ortaya çıkacağından eminim.Buna hiç şüphem yok.Ancak tam olarak ne gün olabileceğini kestiremiyorum.Hani çok yakında da gözükmüyor sanki..Hayırlısı..Tek yaptığım şey hazırlamak istediğim bir videoyla ilgili görüntüleri yavaş yavaş biriktirmeye başlamam okadar...

Portakal reçelim ilginç bir şekilde herkes tarafından anormal beğenildi tek problemi sanırım sulu olması.Ancak bir sene beklerse katılaşırmış:),hem de daha güzel olurmuş,portakal reçeli 1 yıl sonra yenilirmiş,muş mış,müş...Ama ben ne yaptım ikinci bir deneme için portakallarımı 3 günlük uykularına yatırdım:)Dün 3 günlük uykuya yatmadan yapılan portakal reçeli yaptım,güzel olmuş beğendim.Kabuklarından da portakal şekerlemesi yaptım onlar da 1 yıl dolapta beklemeliymiş...Portakal şekerlemelerini nerde kullanacağımı bilmiyorum.Bugüne kadar pek ihtiyacım olmamıştı:)Ama şekerleme yapmak kendimi Bahar teyze gibi hissetmemi sağlayan tuhaf bir terapi görevi gördü. Artık terapi mi oldu,iyi mi oldu,kötü mü oldu,yoksa ben hafiften sıyırıyor muyum orasını bilemem..Ben kafayı bu 3 gün bekletmeli olana taktım.Kabuksuz portakal reçeli olmaz bana göre..Olucak olucak bu sefer olucak! Hoşkalın.

Fotoğraf buzdolabının harika ışığından faydalanılarak çekilmiş portakal şekerlemesi kavanozu.