30 Ekim 2009

kış yazısı1.


sıcak havayı sevmem.soğuk severim ben.evet.ama böyle birden bire soğuyan havanın arkasından da çok konuşurum.hoş değil.aylar bir haftaymışcasına hızla geçerken,ne yazın geldiğine sevinebiliyor insan,ne de kışın geldiğine üzülebiliyor.Kış için birkaç şey örmeye karar verdim.Fatoş'a gösterdim modelleri, her yıl olduğu gibi "kızım bunu yapmakta ne var?bi ters bi düz ben sana iki dk'da örerim" diyerek beni yine gaza getirdi.her yıl aynı konuşmayı usanmadan,tükenmeden yapıyoruz.sonunda ortaya bişey çıkmıyo.Fatoş'un yıllar evvel ördüğü şeyleri görmesem,örgü bilmediğinden şüphe edicem ama bilemiyorum...
şimdi sizlere Ednan Bey' in B.ihter'e okuduğu şiirin bir yeni versiyonunu dile getirmek isterim;
Ben havanın güneşli olanını severim,
Bir de hafif esintili,limonata gibi olanını,
Hem nasıl severim,öyle severim işte..

not:haftalardır bu şiirdeki uzun boyunlu lafını uzun boylu anlayarak kafam çok karışıyordu.evet seyrediyorum bu diziyi.napayım?
foto:bu da örülcek!!bayıldım.

Hiç yorum yok: