31 Ağustos 2009

BanaBlytheAlsana.


































lütfen biri bana Blythe alsın.lütfen.

29 Ağustos 2009

bezeli aşna-fişne

iki beze arası aşna-fişne hikayesi

28 Ağustos 2009

every breath you take.

bana sting gelemeyeceğine göre türk bi sanatçı düşünüyorum.,fakat bulamıyorum.ay ne zor şeymiş..kim olabilir kim olabilir?olmuyor olmuyor!

mostar köprüsü çökmüş neretva nekadar üzgün kimbilir?


terapi şarkım.tık tık tık.

27 Ağustos 2009

canım sıkkın olabilir.

iş bulmak bukadar zor olmamalı.
tamam zor da.işte...
beklediğim şanslar neden bana geri dönmedi çözebilmiş değilim.
ne stajı ya?
3 tane yaptık ya!yeter!
canım sıkkın.
canım sıkkın olunca da yazmam bilirsin.
çabuk düşüyorum ben.
niye böyleyim ki?
bi güvensizlik.
salak.
bekliyoruz.
puf.

23 Ağustos 2009

kurşun renkler.

tık.
insan birini çok sevince,bulutlara döneceğini hissedip de böyle bir şarkıyı nasıl yazabilir?
bu kadın beni ödürmek istiyor.
onno tunç için sezen aksu.

21 Ağustos 2009

minik kalpli limonlu cheesecake pişirdim.

benim güzel minik kalpli limonlu cheesecakelerim.
sizi çok seviyorum.

19 Ağustos 2009

Ghost!

Dün gece ghost bezeler yaptık.beze pişirirken dikkat edilmesi gerekli noktalar var.fırınınız nerdeyse soğuk denecek kadar düşük bi sıcaklıkta olmalı.öyle ki bezeler fırından çıktığında eliniz zerre yanmamalı.sıkma poşetimizin azizliğine de uğramasaydık çok çok daha başarılı olurduk.Biz filmimizi izlerken onlar yavaş yavaş,soğuk soğuk hatta fırının kapağı yarım açık vaziyette piştiler. görüntüleri kadar tatlarınında güzel olduğuna hiç şüpheniz olmasın.bugün tam kıvamlarına eriştiler.yedikten sonra ağzınızda hafif sakızlaşıyorlar.beni koltuğumdan kaldırıp hadi hayalet bezeler yapalım diyen merve olmasaydı ben bunları yapamazdım.onun dediğine göre O inanıyor,bense yapıyorum...ikimizin sonucuysa işte bunlar;

16 Ağustos 2009

B&M cake.

Evet bunu biz yaptık.evet evet.biz de aşıyoruz kendimizi yavaş yavaş...

15 Ağustos 2009

lo siento.

Onsuz 2.yılımızda onu özlemekten başka hiçbirşey yapamıyoruz.tek hissettiğim yoğun bir özlem duygusu.Bilinen özlemden farklı .bir daha karşılaşır mıyız diye sürekli düşünmek..sesini anımsamaya çalışmak,nasıl güldüğünü düşünmek.

O'nun gitmesiyle ölümle ilgili sorgulamalara yer yok artık hayatımda.Ölümden korkmak da yok.Çünkü biliyorum ki O orada bir yerlerde bizim gelmemizi bekliyor.O oradaysa ölümden korkulacak hiçbir şey yok...

tek istediğim onunla balkonda oturup müzik dinlemek..Biraz daha vakit geçirebilmek,birbirimizi birbirimizden haberdar etmek.

seni çok özlüyorum.benim güzel dedem.

13 Ağustos 2009

yemek dolu bir gün.

Bugün ; Güzel kabımda vişneli-limon kabuklu turta yapıldı.domateslerle biberle yıkandı,salça yapıldı.Buz kaplarına dolduruldu ki yemek yaparken kolay olsun diye... Bi de un kurabiyesi yapıldı.Vişneli turtanın tamamı,salçadan bir kavanoz,kurabiyelerin tamamı Zehra'ya doğru yola çıktı..Zehra teyzem olur..
Hayatımın sonuna kadar yemek fotoğrafları çekmek istiyorum.iyi günler.

12 Ağustos 2009

pembe kalpli çırpma kabım.♥

bugün dünyanın en güzel çırpma kabına sahip oldum...ona sarılıp uyumak istiyorum...içinde pancakeler,krepler,kekler,sütler,yumurtalar çırpıp,bazense içine sadece meyveler koyup dinlendiricem...♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥

11 Ağustos 2009

bir aşna-fişne hikayesi.


önce sapları koptu ,büyüklerle küçükler birbirinden ayrıldı,sonra küçükler reçel oldu, büyükler donduruldu,pastalara süs oldu .

en sonunda da ellerim böyle oldu.

05 Ağustos 2009

pastamasta.

merve'nin doğumgünü için yaptığım pasta ve kurabiyelerin fotolarını koymayı unutmuşum da...

03 Ağustos 2009

deliyim çok gündür.


huhu Blog!

ilginç gelişmeler oluyor sanki.ama sus şimdi belli etme bişi.bi 20 gün var sanki?erdin sen erdin kesin kesin...Başak'ın aklından geçirdiği rakamı bile bildin..maşallah.

yes.

i hate that feeling,

when you feel hungry,

but you don't want any food you see,

and you cant figure out what food you want,

and you don't think it even exists,

but then you realize that what you want is to see the person you're missing.

01 Ağustos 2009

tatil notu.

Tatilimize gittik geldik...Umarım bu yazki tek tatilimiz olmaz.En az bir tane daha tatile ihtiyacım var.bir daha tatil bir daha tatil.Tatil bereketi istiyorum.Bunun yanısıra bir seferde bi kaç günlüğüne İstanbul semalarında bulunmak isterim ki bunu saymama gerek yok.Bu zaten yapılası birşey..Ben çok şahane dinlendim.tatil kelimesinden anladığım tüm gereksinimleri başarıyla yerine getirdim.
Uyudum,yemek yedim,denize girdim,kitap okudum,doyasıya müzik dinledim.Bünyem havuzdan pek haz etmediği için ayağımı havuzun suyuna bile sokmazken 3 saat boyunca denizde yatıp gökyüzünü seyrettim.Bu derece uzun denizde kalınca farkettim ki çok şey düşünüyorsun.Bütün negatifliklerimi denize bıraktım.Kimsenin olmadığı kuytu köşelerde kendi kendime sesli bir biçimde konuştum.Siz de deneyin çok eğlenceli oluyor.Ve kendimce yeni bir yöntem geliştirerek her denize girişimde dileklerde bulunup dualar ettim geleceğe dair..Sanki denize girince ettiğin dua kabul olur diye bir laf varmışcasına bir sürü iyi dilekte bulundum.Ha bir de kuzenimin "7 kez deniz suyuna batıp çıkarsan üstündeki tüm negatiflik çıkıyormuş"demesi üzerine tabi ki 7 kez suya batıp çıktım.yapmaktan ne zarar gelir ki?.anlayacağınız üzere benim tatil anlayışım hafif yaşlımsı.Hatta tatil süresince hiç çocukların bulunmadığı sadece yaşlı teyzelerin,amcaların,ninelerin,dedelerin gittiği veya yaş sınırı 22 üstü olan bir yerin hayalini kurdum.Çocukları sevmediğim anlamına gelmez,burda derin bir mana var.Çocukların da oynayarak hoplayarak tatil yapmaya hakları var tabii..Herkesin gönlüne göre bir tatil köyü şart!Tatilimizin son günü merve'yle beraber zeki triko çekimlerini aratmayacak kıvamda fotoğraf çekimlerine imza attık.(konsept olarak tabii,vücutlarımızdan bahsetmek doğru olmaz)Tatil boyunca sadece 1 kitap okuyabildim o da "yüreğim seni çok sevdi".Kitaptaki ana karakter Aslı'yı herhangi biryerde görürsem kendisine iki çift lafım olucak!Bir insan bukadar gıcık olmayı nasıl başarabilir.Kitap tam bir türk filmi,pembe dizi kıvamındaydı.anlayacağınız tam tatil için yaratılmış bir kitap.Tatil dönüşünde ise Merve'nin Ankara'ya uçakla dönmesi icap etti.Fakat bilirsiniz ki ben uçaktan delicesine korkarım.Bu sebeple Merve'yle yollarımız ayrıldı.Ben annemlerle birlikte arabayla döndüm.Ki anneannemle dedemi ziyaret etmek açısından çok iyi oldu.Çünkü dedem gittiğinden beri ziyaret edememiştim.Büyük bir hevesle gittiğim ziyaretten boğazımda kocaman bir düğümle döndüm.Çünkü ikisi de orda değillerdi.Neden herseferinde bu heycan ve hevese kapıldığımı hiç bilmiyorum...
tatil notlarım şimdilik bukadar..merve'nin sürekli yanamadım demesini anlatmama gerek yok sanırım?