04 Temmuz 2008

tatlı cuma.

sabah-ı şeriflerimiz hayır olsun. kavaltı etmeyi özlemişim. böyle domates, peynir, salam falan.hatta çay bile.sevgi yengem ve ibrahim amcmaın gelmesiyle birlikte kavaltı olayına girmiş bulunmaktayız.bugün fazlı bıraktı beni levent' e. geç çıkıcakmış zaten bugün beni de atıverdi.neyse ben yine tramwayı tam kaçırıyodum kii!yine son dk da yakaladım bindik ettik. oturcak yer yok yanımda iki kız bağıra bağıra konuşuo. yerden bitme cüceler. konuşma şöyle:aa çekim bugün mü yapılcak?ama erken deil mi çekim için? gibi..bütün tramway çok merak ediorus çünkü biz onların çekimi nezaman yapılcak:öldük meraktan. tabi ki bu kızlarda yaşları çok küçük görünmesine rağmen(belki de benim yaşım çok büyük gösterio orası bi karmaşa) dergi işindelermiş. bence istanbulda ki herkes bi degi çıkarıo.eminim.piyasa da olmasa bile insanlar kendi hayatlarıyla ilgili bile dergi çıkarıyo olabilirler. çünkü adım başı dergi lafı duyuyorum.nedir bu yahu çok mu para va bu işin içinde de ben farkedemiorum.herkes tasarımcı herkes yayıncı.hof ne biçim şey bu böle?ne anadım bu işten?neyseki galatasaray' da iniverdiler de biz de tramway sakinleri olarak kurtulduk onlardan.sora tramwaydan indim.yürüorum tükkhana dooru bi baktım kapıda sevgi abla(tükkhanı temizleyen)ve mert vardı. kapı da kapalı anahtarları yokmuş.hımm.aaa erken mi geldim ben dedim büyük bi hata edip salak baar!demez olaydım.M:erken deil bahar saat kaç? B:9u 7 geçio. M:hatta 7 dk geç kalmışsın.B:hııımm. öle işte şimdi de içeri girdim yazdım durdum.uykum var bugün.dün birazcık geç yattım.bugünün tatlı cuma olması içimde kelebeklerin uçmasına neden oluyo...öle ımm sustum.