05 Aralık 2008

You love blow and I love puff.

Aşk-ı Memnu 'yu izliyorum evet izliyorum.Bazen kaçırıyorum.Ama izlemeye çalışıyorum.Bu hafta çok sinirimi bozan sahneler vardı.Bi kere genel olarak dizideki duraksamalı konuşmalara tahammül edemiyorum.Birbirlerini 10 saat süzdükten sonra konuşmaya başlamaları beni çileden çıkarıyor.Ama genel olarak dizilerde zaten böyle bi problem var.Neyse.Bihter hanım'ın kıyafetlerinin nekadar rüküş olduğundan ablam Merve' de blogunda bahsetmişti.Ama yetmez.Anormal bi rüküşlük var. Bazı kıyafetleri güzelse bile Beren Saat'in o kıyafetleri taşıyamadığını düşünüyorum.Zaten topuklu ayakkabılarla yürümesi başlı başına bi olay.Yürüyemiyor!(Ben de yürüyemem)Mesela kardeşi rolündeki kızı çok çok anormal beğeniyorum.Hem rol yapışını hem de kıyafetlerini çok hoş buluyorum.Beren Saat'in rol yaptığı bazı bölümlerdeyse maalesefki utanma hastalığım ortaya çıkıyor.Özellikle bu hafta annesine "Bu gözyaşları gerçek sahte değil" derken ki o bana göre abartıya kaçan anormal hareketleri yastıkların altına saklanma hissi uyandırdı.Sinirlendiği anlarda saçını eliyle hızlıca geriye atması falan en tahammül edemediğim hareketler.Ben hiç beğenmezken etrafımdaki bi çok insan da çok iyi rol yaptığını söylüyorlar.Bilmiyorum.Rol yapmak öyle bişey olmasa gerek.Daha normal hareketler bekliyorum.Mesela Kıvanç Tatlıtuğ diğer oynadığı dizilerde bana hiç rol yapamaz gibi gelirken şimdi çok beğeniyorum.Menekşe ile Halil de ya da Gümüş' te oynadığı rollerden farklı olduğu kesin.Kendini geliştirmiş olduğunu görebiliyorum. Ha ben çok mu bilirim bu işleri:)Yok bilmem.Tamer Levent' ten 1 yıl drama dersi aldım.O kadar.Ama konuşmaya hakkım var bence.Beni utanma hastalığına sürükleyen herşeyde az da olsa bi problem kesin vardır:)

Gelelim bu ara ne yaptığıma..Bu ara sadece ve sadece dizi izliyorum,ama durmaksızın.Bir dizi inerken diğer diziyi izlemeye başlıyorum.Ve hiç sıkılmıyorum.Bir yanda Mad Men diğer yanda Dexter.Bi tarafta Prison Break, öbür tarafta Gossip Girl.Gossip Girl' ü daha çok Müge' ye anlattırıyorum:)Ya da izliyorsam sahneleri atlaya atlaya seyrediyorum.Anlamakta hiç güçlük çekmiyorum.Bu ara Prison Break le ilgili bazı ilginç düşüncelerim var.Eski tadı kalmadı.Tamam yine heycanlanıyorum falan ama, ben o dizide duygusallık aramıyorum galiba.Duygusal sahneler olduğu zaman o sahneleri atlamak geliyor içimden.O adamlar hep beni korkutsunlar istiyorum.Ama bu ara bi şaşırdılar.Çözemedim.

Favori dizim;Mad Men.Oturun Mad Men izleyin.Tadından yenilmeyecek türden.

Amy Winehouse dinliyorum. Bu arada Amy Winehouse'un 22 Ocakta Ankara Dip Sahne' de Tribute konseri varmış.Amy Winehouse'un İngiltere'de ki en başarılı tribute'u Marie, Amy Winehouse şarkılarını seslendiricekmiş.Hiç fena olmaz diye düşünüyorum Şurdan Marie' nin sesini dinleyebilirsiniz.http://www.bjorganizasyon.com/

Bi de adımın Bahar olması bu ara çok garibime gidiyor.

İstanbul' a gidememiş olmam hakkındaysa hiç ama hiç konuşmak istemiyorum.Çok canım sıkılıyor.

2 yorum:

earwen dedi ki...

haha aynı ben..bisürü bisürü dizi izliyorum her gün yeni bölüm olsa keşke dimi bahri?? bir de diziport için binlerce teşekkür..ayrıca adın pek güzel insanın içini ısıtan cinsten:)

BahaR dedi ki...

tenk yu didotti.:)