06 Ağustos 2008

oh la la! yaşasın nesfit!


Bloguma yazı yazmak için tam sayfayı açtım ki saçma sapan bişiler olduğunu farkettim.Blogum ingilizce olmuş hadi o problem değil de birşeyler daha dedi.hiçbişi anamadım.Ama sonra birden düzeldi.Blogum kafası karışmış anladığım kadarıyla.Neyse geçti.Derin bir nefes alabiliriz.oooh.şunu belirtmek isterim ki sanırım kilo veriyorum.:)iştahım eskisi gibi değil. Ya da kendimi frenlemeyi öğrenebildim sanırım. Ya da otelde dünyaları yediğim için olsa gerek artık canım daha fazla yemek istemeyecek bir süre.Bir süre düyorum çünkü benim gibi yemek yemeye bayılan bi insanın böyle bir durumu devam ettirebilmesi çok uzun sürmez,süremez.Ancak iştahımın bir süreliğine de olsa bu şekilde birden kapanmış olarak bünyeme katılmasını hoşgörüyle karşılıyorum. Sabahları Sedef' ten öğrendiğim, üzerine sadece limon sıkılmış söğüş domates ve salatalıklarımı afiyetle yedikten bir iki saat sonra, ortaya çıkmış olmasından son derece memnun olduğum nesfit' imi yiyorum.O bir dünya harikası.Nesfit olmadan yapamam.Hayatıma sütü de kattığı için nesfit' e sonsuz teşekkürler...Daha sonra benim baya bi uykum geliyor ve uyumaya başlıyorum..Sona kalkınca canım en sevdiğim meyve olan şeftaliyi çekiyor.Şeftalinin yaz kış olması gerektiğine inanan bir insanım.
ps:Merve olur da yazımı okursan evde mükemmel bi hayatım olduğunu düşünebilirsin.Ama düşünmekte haklısın.Çünkü gerçekten mükemmel bir hayatım var.
Teşekkürler nesfit!, teşekkürler domates salatalık, limon!, teşekkürler Sedef!, teşekkürler şeftali!..

Hiç yorum yok: