03 Ağustos 2008

ankara' da

hellöööö firom ankaraa!!
tatilden geldim:)ımmm güzeldi.ye iç uyu..antalya' ya giderkenki yolculuğumuz tek kelimeyle kabus gibiydi.kontur turizmle başlayan yolculuğumuz hiç bitmeyecek sandım.otobüsün içi bildiğiniz bir akıl hastanesi kıvamındaydı.gerçek anlamda bi akıl hastanesinden bahsediyorum.arkamızda oturan kız deliydi.ikincisi otobüs inanılmaz soğuktu.nekadar muavin 20 derece olduğunu söylese de gösterge 13teydi.neyse vardık antalya'ya.sonraaa uyuduk bilmem ne.aynı gün cenk ayda zyenep ve ali abi geldiler.fln fişman..korkunç bir dinlenme ortamı.çünkü sadece denize girip,sadece uyunup,sadece yemek yenilen biyerdeydik.2.gün ya da 3.gün tam olarak aklımda değil.turistleri ata bindirip gezdiren bi adamlar vardı.habire turistler ata biniyolar,iniyolar.zavallı atlar o sıcakta denizin kenarın koşturuyolar.neyse biz merveyle güneşleniyoruz.yan yana..at yanımdan öyle bi geçtiki üstüme çıkıcak zannettim.merwe' yi uyandırıp ohaaa merwe at üstüme çıkıyodu dedim.sora at bizi geçtikten sonra böyle bi yalpalamaya başladı, orda bi tatilci alman amca onu tutmaya çalıştı, ama atın üstünde kimse yoktu..sora at çöööt dedi düştü.aaaaaaa diye hepbir ağızdan bağırdık tatilcilerle birlikte..sonra bunu gören alman ve rus tatilcileri ne yapıcaklarını şaşırmış bi şekilde ata su getirmeye başladılar.denizde ki küçücük çocuklar bile denizden kovalarla su taşıdılar.zavallı at bi titredi:(sonra maalesef at öldü..hayatımda ilk defa bukadar büyük bişeyin ölümüne şahit oldum.okadar üzüldüm ki.üzüntüden ölücektim.koskocaman hayvan sen yığıl yere öl.kalp krizi geçirdi sanırım..ama sahibinde kabahat o sıcakta o atlar öyle koşturulur mu?ikinci at yani ölmeyen ama olay yerinde maalesef bulunan...yazık o da böyle bakakaldı.çok üzücü bi olaydı yani..köpek almayı çok istememle birlikte.bu olaydan heran vazgeçebileceğimi anladım.çünkü eğer öyle bişey evde ölürse işte ogün ben de ölürüm.diğer günler için aklımda bu şekilde kalan bişey olmamış sanırım..gelirse yine yazarım. kontur deneyimimizden fenalık geçirdiğimiz için dönüşte ulusoyu tercih ettik..ulusoyda başımıza gelen olayı da anlatmaktan şeref ve onur duyarım:)henüz antalya' dan çıkmamıştık.en kafamı cama yaslamış uyur uyanık gözlerim kapalı bir şekilde yolculuğuma devam ediyordum..ardından kulağımda okadar büyük bir gürültüyle uyandım ki kulak zarım patlıycak zannettim..ilk olarak kesinlikle otobüsce tarandığımızı düşündük.camdan dışarıya tam bi gerizekalı gib bakakaldım bir de baktım ki cam çıtırdamalarla birlikte tuzla buz olmakta..merwe kolumdan tutup karşı koltuğa geç diye bağırdğında hala ne olduğunu anayamadım.bi yandan kaza yaptık ta camlar patlıyo falan diye düşünüyodum.meğersem manyağın biri ama ona aslında manyak ta denmez.ona nedenir tam olarak bilemiyorum ıımm taş atmış cama.körün gözü ya bizi bulur:)te allaam yarabbiim diyerekten yolculuğumuza fosur fosur uyuyarak devam ettikk..

tatilden akılda kalanlar:

  1. kabak patlıcan kızartması
  2. cacık
  3. irmik tatlısı
  4. mervenin sözleri:
  • bahar ben hiç yanamadım.
  • neden artık eskisi gibi yanamıyorum
  • bugün yüz çalışıcam
  • bi kızardım dimii?
  • güneşi kaçırmamalıyız
  • öğlen uyumıcas yoksa güneş gider
  • bu altın bronz kremimiz bozuk bi keskin kokusu var
  • son gün: bahar ben çok yandım diye beni kıskan mıyosun diimi?

tatil bitti.bahar evde.arkadaşlarının çoğu tatilde.bi daha onlarla tatile gitse fena olmaz.ha bu arada acaba istanbula 1 ay daha gitsem mi diye düşünmeykteyim.ama çabuk karar vermem lazım.tek düşündüğüm şey para açısından sıkıntıya girmek kararsızım..ama sanmıyorum gidebileceğimi...ama bi ara mutlaka gitmem lazım o ayrı konu..öyle işeyler işte..

Hiç yorum yok: