Herkese merhaba,
Slovenya'dan bildiriyorum.. Bugun donmem gerekirken donemiyorum. İstanbul'daki kar yuzunden. Ve beni bilirsin bu tip seyler bende oldukca gerilim yaratir. Sali gunleri de sefer yok..yani yarin da donemiyorum..hersey "harika!" Sadece evime gitmek istiyorum:(
Kucuk bir notum var; dun harika birsey oldu ve ben dedemin sesini duydum.
30 Ocak 2012
26 Ocak 2012
elimi tutan el nerde?
18 Ocak 2012
rose with a broken neck.
tık
size hediyem olsun.gerçekten harika.şarkının sözleri kadar arabesk birisiyim.dinlerken beni hatırlayın.evet.bunların tüm şarkılarını şiddetle öneririm.öptüm.
12 Ocak 2012
bu post müşteri temsilcim Burhan için.
Çok şaşkın bir insan olduğumu kanıtlayacak hareketlerime kaldığım yerden devam ediyorum. Mesela dün ticket ımı kaybettim. Bu daha önce de yaptığım birşey. Sonra ticketımın iptali için başvurdum. Akşam kaybettim sandığım ticket ımı buldum. Sabah tekrar telefon açıp ne yapacağız diye müşteri temsilcim Burhan'a ağladım. Çünkü biliyordum ki yeni gelen kartımı kullanabilmek için 1 hafta bekleyecektim. Bu demek oluyordu ki 1 hafta cebimden para harcayacaktım. Burhan bana sevgiyle şefkatle(?) yardımcı oldu. Ticket müşteri temsilcim Burhan'dan çok memnun kaldım. İşimi sadece 5 dk içinde halletiği için kendisine müteşekkirim(?)sevgiler.Bu yazı da Burhan'a gitse çok mu?hayır değil.Burdan kimlere kimlere yazı gitmiş. Burhan'a mı gitmeyecek?hah.canım Burhan.
11 Ocak 2012
the happy housewife.

allahım mükemmel döşeli evimde oturup kek, kurabiye, pasta pişirip bir yandan kanaviçe yapıp bir yandan hoş müzikleri dinlememi öte yandan arkadaşlarımı ağırlamamı, evimin dekorasyonuyla uğraşmamı, çizimlerimle haşır neşir olmamı, yaptıklarımın fotoğraflarını çekip blogda paylaşmamı lütfen en kısa zamanda bana nasip et. tüm bunları yaparken yanımda mükemmelden beş yukarı kocamın sanki çok yetenekliymişim gibi beni hayranlıkla izlemesini de istemem diyemem. aaah çok oldun dersen bu kısmı bir süreliğine geçebiliriz. evet net olarak istediğim bu. gerçekten zor olmasa gerek. teşekkürler.
10 Ocak 2012
can we?
Can we? shall we? one day very soon, let us go away together. just you and me.
Can we? shall we? call in sick one day and travel to the sea and hold hands all day.
Can we? shall we? eat our sandwiches on the train, get drunk on fresh air and come home tired
and never tell anyone...ever.
06 Ocak 2012
full time believer.
01 Ocak 2012
Beni benimle birak.
Merhaba,
Benden huzurlu yazilar okuyabilmenizi isterdim.ama olmayinca olmuyor iste.
2012ye oldukca ilginc bir ortamda girmis olmak biraz beni urkutuyor.ama elden ne gelir.aslinda beni urkuten biraz annemlerden uzakta kalmis olmak sanirim.icimde kocaman bir huzun bulutu,bogazda dugumlenme,gozlerde bugulanma vs...kucukken ben o kadar salak bir kiz cocuguydum ki dogum gunlerimde annemlerden hic ayrilmamak icin dilek tutardim pastami uflerken..biraz daha gercekci ol degil mi?yok illa bunu dilerdim.sen de ne ana kuzusuymussun be bahar dediginizi duyar gibi oluyorum.ama umrumda degil.
Dun dusundum ayrilmak zorunda kaldiklarimizi,hele bi sarki caldi beni cooook eskiye goturdu.orda cok korktum o kadar geriye gitmis olmaktan.keske hicbir sey geride kalmasa.birakip gitmese birileri, biz gitmesek birilerinden.hayat cok degismese bizleri degistirmese.yaslandikca daha da cok huzunlendirmese beni.
Annemi ve babami cok ozledim..hoskal.
Bugun bu kadar huzunlu olmamin bir diger sebebi kopeklere olan korkumu yenmemi saglayan, su yazimda da bahsettigim ofisimizin prensesi tarcini bugun sabah ansizin kaybetmis olmamizdir.kendisi hic belli etmeden sessizce ve kibarca aramizdan ayrilip onu herseyden cok seven ailesini ve biz ofis arkadaslarini geride birakti.Seni ozleyecegiz tarhunum.
24 Aralık 2011
16 Aralık 2011
sen bilirsin.
23 Kasım 2011
07 Ekim 2011
*__*
Bahar Masalı Bu masal, “bir varmış bir yokmuş” diye başlayan masallardan değil. Ne devler ülkesinde ne cüceler ülkesinde yaşanmış. Onun iklimlerinde, soylu atlar koşarmış nefes nefese. Turnalar hep onun iklimine kanat çırparmış. Nice Zümrüdüankalar el pençe divan dururlarmış huzurunda. Salınarak gezdiği gül bahçelerinde güllere sıkıntı gelirmiş hasetten. Çağlayanlar gibi sesi yankılandığında sular mest olurmuş. En güzel maviye çalarmış baktığı denizler. Beyaz yelkenliler süzülürmüş onun hatırına. Kuğular ona özenirmiş narinlikte:) Her nisan İstanbul onu beklemiş dört gözle. Yaşanabilicek bahar gecelerine. |
20 Eylül 2011
artık filmim çekilebilir.
07 Eylül 2011
27 eylül de gel.
hoşgeldin Eylül!seni severim.bana harika hediyeler verdiğin için..doğumgünümü tek bir günde değilde sanki bütün bir ay boyunca kutluyormuş gibi yaşadığım için severim.eylül ayında doğmak güzeldir.bi havası vardır.bunu eylül ayında doğanlar bilir sadece.ama gerçekten çok havalıdır.hele terazi olmak!!işte onun havasından geçilmez.bu yıl liste yapmayacağım.artık biraz liste yapmaya çekiniyorum sanırım.ne çıkarsa bahtıma:)ama bir ayfona hayır diyemeyeceğimi bildiririm.eğer ayfonum olursa blog birincisi olabilirim:)bu yılki dileğim en içten dileğim mutlu olmak,çoook çok mutlu olmak.
merve yanımda bana çok iyi bakıyor.sabah kıyafetlerimi ütüleyip,kahvaltı hazırlıyor.
bu sıralar yazı yazamamamın sebebi çok yoğun çalışıyor olmam.şu moda haftasını bi geçirelim.söz daha sık yazacağım.öperim.
foto:sedomun getirdiği domates reçeli.mavi filemin içerisinde.pardon bu mervenin filesi.benimki başka renkti.
not:burdaki kediler fileli insanlara sırnaşarak geliyorlar.çok ilginç değil mi?kedilerden delicesine korkan ben fileyle yürümemeliyim sanırım.
25 Ağustos 2011
15 Ağustos 2011
ve zorla değil ya o rengi hiç sevmiyorum.
özledim çok özledim.ne diyeyim.birşeyleri anlamak oldukça zor.herşey nedensiz ve anlamsız.sadece çok özledim.öyle böyle değil..bugün bütüüün şarkıları senin için dinliyorum.aklımda hep vedalaşma anımız.seni çok seviyorum.nur içinde yat.öperim dedecim ellerinden.
05 Ağustos 2011
alerjik.
burnun kaşınır.burnun öyle bi kaşınır ki kaşırken çıkan sesten tiksinirsin.ama elinde değildir.kaşınır.kopartırcasına kaşırsın.
burnun tıkanır.gecenin bi vakti hapşurarak uyanırsın.o kadar çok hapşurusun ki ev ahalisini uyandırırsın istemeden.yatağın ortasına oturup geçmesini beklersin.arka arkaya 25 defa hapşurmuşluğun olabilir.
burnun tıkanınca başın ağrır.
burnun yine kaşınmaya başlar.öyle bi kaşınır ki içinde yürüyen bi canlı var zannedersin.
gözlerin kaşınır.öyle bi kaşınır ki artık parmakların kaşımaya yetmez avuç içlerinle kaşırsın.öyle bi kaşınır ki gözlerini yerinden çıkarıp şöyle bir kaşıyıp tekrar yerine koymak istersin.
kaşıdıktan sonra delicesine batmaya başlar.o kadar çok batar ki gözyaşlarını durduramazsın.sabah uyandığında o gözyaşları çapaklara dönüşür.uyandığında gözlerin kirpiklerin birbirine yapışmış uyanırsın.açamazsın gözlerini.çapaklardan kurtulucam derken göz kapaklarını yara yaparsın.denize girdiğinde o yaralar yanmaya başlar.makyaj yapamazsın zaten.izin yok.gözlerin öyle bi kaşınır ki artık kaşımaktan gözlerin bozulmuştur.çift görmeye başlarsın.korkarsın acaba beynimde bişey mi var diye.doktor der ki sizin korneanızda aşırı kaşımaktan parmak izleri oluşmuş.şok!nasıl düzelir peki?zor yani.peki.
sonra boğazın ve genzin var..o kadar çok kaşınır ki boğazına elini sokup kaşımak istersin.yaparsın da.parmaklarınla genzini kaşırsın.dilin de yardımcı olabilir bu konuda.çok garip sesler çıkarırsın ama umrunda değildir.boğaz kaşıma sesi.kusura bakmayın boğazım kaşınıyor da dersin.
alerji ilaçları sürekli uykunu getirir.göz damlaları.burun spreyleri vs..
bir de cildin var tabii. beyazsındır.bayaa beyazsındır. her krem dokunabilir.fısırdarsın hemen.kaşınırsın.kabarırsın.bi de yanamazsın bi türlü.hadi biraz güneşte durayım dersin.kıpkırmızı olur acılar içinde kıvranırsın.50 faktörlü kremler kullanırsın.gölgede bile yanabilirsin.bir yerin yanar öteki yerin bembeyaz kalır.yamalı eşek gibisindir.
işte böyle alerjik olmak.evet tam olarak böyle.
27 Temmuz 2011
being normal is so overrated.being weird is so much better.
bir an düşündün sadece.bir an neler yaptığını düşündün.çoğu kişiye göre çok küçüktün.ama bir sürü şey yaşamıştın kendine göre.zaten herkes öyle değil miydi?herkes kendine göreydi.herkes bencildi.herkes sadece kendini düşünüyordu.sen de öyleydin.sadece kendini üzgün ve yalnız hissediyordun şu koca şehirde.ama bu koca şehirde aslında tanıdığın herkes çok yalnızdı.tamam abartmış olabilirsin.çoğu öyleydi.ama bunu bilmek seni sakinleştirmiyordu.düşündün.hep düşünüyordun zaten.yalnız kalınca daha çok düşünüyorsun.kötü olanda bu.düşünmek iğrenç.
bir sürü şey yaşamıştın.düşündün yine.o an yaşadıklarının hepsi çok anlamsız geldi.saçma geldi.saçmadan öte geldi.tarifsiz kaldı.üzüldün mü yalnızlığına.ne kadar üzüldün?çok mu?az mı?ölçeklendiremedin.çok olduğu için değil.az olduğu içinde de değil.yalnız yaşamayı seven insanları düşündün.buna alışmış olanları bundan vazgeçemeyenleri.yo hayır sen onlar gibi hiç değildin.asla da olamazdın.bi kere korkaktın aslında ama çaktırmıyordun.ya da korkaklığına alışmıştın çok vurmuyordu artık.güçlü görünmek zorunda değildin.hem de hiç değildin.bunu çok iyi biliyordun.
düşündün bi sürü şey yaşamıştın.hepsi gerçek birer sınav gibiydi.yapmak isteyipte yapamadıklarını düşündün,istemeden yaptıklarını düşündün,isteyipte yaptıklarını da düşündün tabii.yine çok anlamsız geldi herşey.ne için dedin?neden?aslında çok kısa bi zaman önce kendine bi hedef belirlemiştin.o hedefe ulaşmayı hala çok istiyorsun.ama sen onu elde ettiğinde de mutlu olamayacak bi tip gibisin.çünkü sen hiçbir zaman gerçekten ne istediğini bilemedin.baban olsa canın sanırım dayak istiyor derdi.belki de öyledir?
aslında sen hiç değişmedin.değişen koşullar oldu.belki de sen değişmeliydin ozaman farklı mı olur du diye düşündün bir an.koşullar yerine ben değişseydim dedin.peki koşullar seni neden değiştirmedi?hiç değişmedim ben.değişemedim.hala yaz kış soğuk su içiyorum.temizlik hastalığım artarak devam etmekte.pilava limon sıkarak yemeyi bırakamadım.uyumadan önce dua ediyorum.hergün duş alıyorum.hayır böyle değil salak.kafanı değiştirebildin mi demek istemiştim.hımm.kafam hep aynı.hayal kurmaya devam ediyorum mesela.olmayacağına adım gibi emin olduğum hayallerim var.bir de olmaması için hiçbir sebep göremeyip olmayan hayallerim.onları hiç anlamıyorum.yani neden olmadıklarını.aslında sanırım hayal adamıyım.şimdi böyle konuşuyorum ya.yarın bambaşka biriyim.ölesiye dengesizim.çünkü ben teraziyim.ve takıntıların.evet takıntılarım.onlardan asla kurtulamadım.ya paranoyaklığın?ah.her zaman en yüksek seviyededir. yoruluyor musun kendinden?yo hayır.peki sen benden?
bir sürü şey yaşamıştın.düşündün yine.o an yaşadıklarının hepsi çok anlamsız geldi.saçma geldi.saçmadan öte geldi.tarifsiz kaldı.üzüldün mü yalnızlığına.ne kadar üzüldün?çok mu?az mı?ölçeklendiremedin.çok olduğu için değil.az olduğu içinde de değil.yalnız yaşamayı seven insanları düşündün.buna alışmış olanları bundan vazgeçemeyenleri.yo hayır sen onlar gibi hiç değildin.asla da olamazdın.bi kere korkaktın aslında ama çaktırmıyordun.ya da korkaklığına alışmıştın çok vurmuyordu artık.güçlü görünmek zorunda değildin.hem de hiç değildin.bunu çok iyi biliyordun.
düşündün bi sürü şey yaşamıştın.hepsi gerçek birer sınav gibiydi.yapmak isteyipte yapamadıklarını düşündün,istemeden yaptıklarını düşündün,isteyipte yaptıklarını da düşündün tabii.yine çok anlamsız geldi herşey.ne için dedin?neden?aslında çok kısa bi zaman önce kendine bi hedef belirlemiştin.o hedefe ulaşmayı hala çok istiyorsun.ama sen onu elde ettiğinde de mutlu olamayacak bi tip gibisin.çünkü sen hiçbir zaman gerçekten ne istediğini bilemedin.baban olsa canın sanırım dayak istiyor derdi.belki de öyledir?
aslında sen hiç değişmedin.değişen koşullar oldu.belki de sen değişmeliydin ozaman farklı mı olur du diye düşündün bir an.koşullar yerine ben değişseydim dedin.peki koşullar seni neden değiştirmedi?hiç değişmedim ben.değişemedim.hala yaz kış soğuk su içiyorum.temizlik hastalığım artarak devam etmekte.pilava limon sıkarak yemeyi bırakamadım.uyumadan önce dua ediyorum.hergün duş alıyorum.hayır böyle değil salak.kafanı değiştirebildin mi demek istemiştim.hımm.kafam hep aynı.hayal kurmaya devam ediyorum mesela.olmayacağına adım gibi emin olduğum hayallerim var.bir de olmaması için hiçbir sebep göremeyip olmayan hayallerim.onları hiç anlamıyorum.yani neden olmadıklarını.aslında sanırım hayal adamıyım.şimdi böyle konuşuyorum ya.yarın bambaşka biriyim.ölesiye dengesizim.çünkü ben teraziyim.ve takıntıların.evet takıntılarım.onlardan asla kurtulamadım.ya paranoyaklığın?ah.her zaman en yüksek seviyededir. yoruluyor musun kendinden?yo hayır.peki sen benden?
25 Temmuz 2011
geçen haftasonu.
Bu haftasonu biz Ankara da merve nin doğum gününü kutladık.hep yedik hep içtik.zaten tüm hayatım yeme ve içme üzerine kurulu.sonra ben güzel bir akşam üstü uykusundan merve nin amy ölmüş demesiyle uyandım ve çok üzüldüm.hatta o kadar çok üzüldüm ki merve gibi geceleri uyuyamaz oldum.sonra yine işe geldik.falan filan.birileri bodrum da tatil yaparken biz işimizde gücümüzdeyiz.daha sık yazmak isterim hem de çok isterim.öptüm.hoşkalın.
21 Temmuz 2011
aynı dünyada kardeş olmuşuz.
benim kuzu tanem, moral depom,küçük devim,dedikodu dostum,ciğerimin köşesi balkabağım , balım,böreğim...korkmuşsun ben doğduğumda,masaların altına saklanmışsın.ama şimdi ben senin doğduğun bugün yani yarın:)sen hayatımda olduğun için hiç korkmuyorum. kardeşin olma şansına sahip olduğum için şükrediyorum defalarca.hiç korkmam ben seninleyken.bilirim seninleyken korkmanın manasızlığını.ama ilk kez şimdi uzaktayız diye mi bilmem korkuyorum biraz sanki.özlüyorum.gözlerim dolu dolu oluyor sık sık.biz seninle yan yana hayat şahane harika.tadından yenmez.seninleyken hayat yan gelip yatmak gibi hep.gelsin limonatalar,gitsin pastalar.iyi ki varsın.sen çok şeysin.sen herşeysin.biz hiç ayrılmayalım.kıskananlar da çatlamasın.gelince birlikte uyuyalım.öptüm doyasıya.geçen yıl.
11 Temmuz 2011
10 Temmuz 2011
bu haftasonu..

fazla söze gerek yok iyiydi hoştu güzeldi.ama hep birşeyler eksik gibi sanki.bizimkilerin kocaman hissedilen eksikliklerinin ve boşluklarının yanı sıra başka birşeyler eksikti sanki.acaba nedir?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

















